Bu sadece bir polisiye değil, kadına yönelik şiddete ve yozlaşmış sisteme karşı sessiz ama çok güçlü bir başkaldırı hikayesi. Lisbeth gibi bir karakterle tanışmak gerçekten harikaydı..
Neden bu kadar sert olduğunu sonuna gelince çok iyi anladım. Yazar, modern ve medeni görünen toplumların maskesinin altında ne kadar ilkel bir şiddetin, özellikle de kadına yönelik sistematik bir zulmün yattığını tam anlamıyla vurguluyor.
Lisbeth Salander karakteri ise benim için artık unutulmazlar arasında. Onun sistem tarafından hırpalanmasına rağmen boyun eğmeyişi, kendi adaletini kimseye muhtaç olmadan kurması çok etkileyiciydi.
“Vicdanımın en orta yeri acıyor. Size de arada bir olur mu böyle? ‘Acaba’ diyorum; bu ince çizgide nefes aldınız mı hiç? Ben çoktandır alıyorum, şimdi bile…”
Eğer ruhunuzun biraz durulmaya, hüzne bir anlam katmaya ihtiyacı varsa, Hirai Zerdüş’ün bu eserini mutlaka başucunuza koyun. Bu sadece bir "ayrılık" kitabı değil; bu, insan olmanın, sevmenin ve veda etmeyi bilmenin kitabı.
Genelde tükenmek; bitmek, yok olmak ve kaybetmekle eşdeğerdir bizim için. Ancak yazar, "Çok Güzel Tükendik" derken, bu tükenişin bir onuru, bir zarafeti olduğunu savınıyor. Sevdayı sonuna kadar yaşamanın, tüm duyguları tüketmenin aslında bir doluluk olduğunu vurguluyor.
Kendi içimde çok sustuğum şeyleri, yazarın kaleminden dökülen bu cümlelerde buldum. Meğer ne kadar çok, ne kadar sessiz ve ne kadar güzel tükenmişiz..
İnsan bazen birine tüm dünyasını verir, hayatının merkezine koyar ama karşıdaki kişi için sadece geçici bir duraktır. O kadın, mektubunu bitirdiğinde yazarın masasında bir vazo çiçek gibi solup gitti.
Şu an yaşadığım o boşluk hissiyle bu kadının sessiz feryadı öyle bir örtüştü ki... Biz bazen birilerini devleştiriyoruz ama onlar bizim onlara yüklediğimiz anlamın gölgesinde bile kalmıyorlar.Kitabı okurken sanki o mektubun muhatabı benmişim gibi her kelime canımı yaktı.
K Persuasion
Kitap bana, bazen hayatta kaçırdığımızı sandığımız trenlerin geri dönebileceğini ama o treni yakalamak için önce kendi sesimize güvenmemiz gerektiğini öğretti. Aşkın sabırla, sessizce ve zamanla nasıl demlendiğini anlatan çok zarif bir eser.
insan ilişkileri, adalet, vicdan ve toplumsal çelişkiler üzerine odaklanır. Başkarakter, hayatındaki huzursuzluğu ve dünyadaki adaletsizlikleri sorgular. Hikâye boyunca, sevgi, ihanet, umut ve kayıp temaları işlenir; insanların birbirine ve kendine duyduğu güvenin sınandığı bir atmosfer vardır.
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,6bin okunma