Son Ada ütokip bir kurgu ile başlayarak diatopyaya dönüşüyor. Kaostan beslenen bir politikacı halkı nasıl yerlebir eder, şaşıracaksınız.
Kitap çok yönlülüğü, kurgusu ve hissettirdikleriyle hem insan hem de toplum psikolojisini birlikte görme fırsatı veriyor.
Akıcı bir dille ele alınan eseri bir solukta bitirebilirsiniz.
Son olarak kitaptan bir alıntı ile bitmek istiyorum;
"Doğa, her zaman intikamını alır!"
Herkesin okuyabileceği fakat herkesin keyif alamayacağı, hikayeyi takip etmekte zaman zaman zorlanabileceği bir, İlhami Algör romanı diyebilirim.
"Fakat müzeyyen bu derin bir tutku" nun devamı olan kitapta, kahramanımız Müzeyyen'in kendisini terk etmesinden sonra ,önceki kitaptaki silik rolüne isyan mahiyetinde kahraman olmaya merak salmış durumda. Yalnız herkesin kahraman olduğu kitapta, en az yine o kahraman oluyor sanki.
İlhami algör ün Yeşilçam bıçkın delikanlısı ağzıyla kahramanın yarı serkeş yarı meczup halini anlatımını seviyorum.
Oldukça donanımlı olan yazar küçücük kitaba onca duyduyu sığdırmayı başarmış.
Her şeyi eleştiren huysuz bir ihtiyar mıydı, derin sözler söyleyen bir bilge mi, dünyayı avucunda çeviren bir entelektüel mi, alzaymıra pabuç bırakmayan bir deli mi, gizlediği kederden sihirler yapan biri büyücü mü yoksa bunların hepsi mi?Bilmiyordum