...destanlar, efsaneler, şiirler insanın görüş ufkunu genişletir. Dağların ardında ne var, Fırat'ın döküldüğü deniz nasıldır, ovalann tükendiği yerdeki ağaçlar neye benzer, hepsini öğretir insana. Daha önemlisi, yeryüzünün bir parçası olduğumuzu öğretir bize. Koyu gölgeli ceviz ağacının, bodur üzüm kütüğünün, dolgun san başakların, kuru otun, topraktaki karıncanın, kovuktaki yılanın, dağdaki kurdun, havadaki atmacanın kardeşimiz olduğunu öğretir. Bu yazılar bize, bizi anlatır.
Yüreğimin yap dediğini, aklım yapma der. Aklımın soylu bulduğu, yüreğirnce dalkavukluktur; yüreğimin doğru bulduğuysa aklımca suç. Bir yanım bahar rüzgan gibi uçarı, tez canlıdır, öteki yanım kış sağuğu gibi katı, ağır kanlıdır. Bir yanım içimden gelen sesiere kulak verir, öteki yanım öğrendiklerime, bildiklerime.
Şimdiki gençlere
söylüyorum, zahmetten
kaçmayın. Tren mi var,
attayın; yol mu var, gidin.
O yaşlarda yeni yerleri
görmenin zevki başkadır.
Tecrübeyle görmek de
güzeldir ama gençlik
enerjisiyle dolaşmak bir
başkadır.