-Titanlar,Yunan mitolojisine göre efsanevi Altın Çağda Dünya'yı yönetmiş olan Tanrı(haşa) ırkıdır.
Kitapta adı geçtiği üzere Güneş tanrısı titan Helios'un büyücü kızı Kirke'nin hikayesini okuyoruz.
Kirke ilk büyüsünü aşkından dolayı farmakon denilen sihirli otlarla bir ölümlüye yapıyor,bunu yapana kadar cadılık özelliği olduğundan habersiz.Daha sonrasında güçlerini kötüye kullandığından ve zeus cadılardan korktuğu için Kirke'yi sürgün ediyor.
Aslında tek cadı kendisi değil ,bütün kardeşleri cadı ama,Kirke en başından beri sevilmemiş,kardeşleri tarafından hep ezildiği için kabak kirke'nin başına patlıyor.
Mitoloji açısından güçlü,dil açısından anlaşılır bir kitap.
Hoşuma gitmeyen bazı yönleri; uygunsuz olan bir çok yeri olması ve saçma bir son ile bitmesi.
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,2bin okunma
kitap tam olarak insanların düşüncelerine , sevgilerine nüfuz eden bir rejimin yarattığı katliamı anlatıyor.
en mahremimize (düşüncelerimize) giren bir kitap
1984George Orwell · Can Yayınları · 2018199,9bin okunma
1872 yılında,Burlington Gardens,Saville Row,7 numaralı evde-Sheridan'ın 1814'te öldüğü ev-her ne kadar göze çarpacak bir işle uğramıyor gibi olsa da,Londra'daki reform Kulüp'ün , en özel ve en dikkat çekici üyelerinden biri olan Phileas fogg oturuyordu. Kendisi aynı zaman da zengin ,kibar ,son derece düzenli bir hayat süren, titiz ve dakik bir ingiliz beyefendisi. Reform kulüp üyesi olması dışında bay fogg hakkında hiç kimse bir şey bilmemektedir .Bir gün üyesi olduğu “Londra Kulübü”nde gerçekleştirmesi imkânsız gibi görünen bir konuda iddiaya girer: Dünyanın çevresini 80 günde dolaşacaktır. Fogg tek bir aksilikle her şeyini kaybedebileceği bu seyahate eski uşağı James Forster'ın -tıraş suyunu 86 Fahrenhayt yerine 84 derece olarak getirdiği için-işine son vermiş ,ve onun yerine işe aldığı heyecanı ve merakı sayesinde maceradan uzak durmayan Fransız hizmetkarı Passepartout ile çıkmıştır . Onlarca farklı ülkede başına geleceklerden ise habersizdir.Kitap oldukça yavaş ilerlemesine rağmen bence güzel bir kitap.
Goriot baba aldığı doğru kararlar sayesinde yaptığı işten epeyce para kazanmış ,ölen bir eşi ve iki kızı olan ,parisli bir şehriye girişimcisi.Kızlarını hakikaten mevki sahibi kişilerle evlendiriyor ve her birine o dönemin değerli bir parası olan 200 bin frank hediye eriyor.kızlarının bitmek bilmeyen taleplerinden dolayı geriye kalan her şeyini kızlarına verince evsiz,barksız kaldığından bir pansiyona yerleşiyor,ve oradaki hayat şartlarından dolayı günden güne dahada çok sefilleşiyor.
kitap da geçen bir diğer önemli karakter ise,rastinac .Rastignac pansiyonda yaşayan bir öğrenci Paris'e aslında Fransa'nın fakir bir köyünden gelmiş kıt kanaat şartlarda yaşayan ama gözüde yükseklerde olan bir hukuk öğrencisi ,aynı zamanda Goriot babanın pansiyondaki en yakın arkadaşı.,paristeki yüksek zümrenin takıldığı ,Goriot babanın kızlarının takıldığı çevrelere bir şekilde girmeyi başararak Goriot babanın kızları hakkında haber almasını sağlıyor .Kızlarının aslında büyük bir ihtişamın içinde sefil bir hayat sürdüklerini görüyor fakat ,bunu Goriot babaya olduğu gibi anlatmıyor. Rastignac kızları Goriot baba ile görüştürmeye çalışıyor fakat bu konuda çok yol alamıyor .kızların ikisi de yaşadığı şartlardan memnun değil her ne kadar zengin olsalar da mutsuzlar ve,her ikisinin de eşleriyle ciddi sıkıntıları var
Nihayetinde Goriot baba ölüm döşeğine geliyor ve son dileği var;kızlarının kendisini görmesi
Goriot BabaHonore de Balzac · Mercek Yayıncılık · 018,6bin okunma