Kitaba başlarken farklı şekilde bir anlatım olacağını düşünmüştüm çünkü yorumlar çok iyiydi. Ama okurken yazarımızın sadece nefretini hissediyorsunuz. Kime neye bu kadar öfke ve nefret? Aslında onu da yazarımızın hayatını okuyunca anladım tüm taşlar yerine oturdu. Yazarımız ateist, feminist ve Amerika'ya sığınmış biri. Kendi ülkesini, müslümanları kötülemesi ve fahişelik güzellemesi yapması, evliliği kötülemesi kadar doğal ne olabilir? Peki bu kitabı okuyanlar neyi beğendi?
Bu olayın gerçek olduğunu bile düşünmüyorum.