Reşat Nuri' nin kendinin aksine hiç beğenmediğim kitabıdır.
Baş karakter duygusuz, umursamaz ve tembel bir insan. Zengin bir aileden gelmesine rağmen konakta çıkan yangın, savaş gibi durumlarla çalışıp ekmeğini kazanmak zorunda kalıyor. Ancak çalışmak yerine dilencilik yapmayı tercih ediyor. Bu kadar duygusuz ve boşuna yaşayan, hayat gayesi olmayan bir karakterin baş karakter olarak ele alınması ve bu karaktere sahip insan güzellemesinin yapılması beni rahatsız etti. Romanda boğucu bir atmosfer hakim. Kitapta "Ahlaki değerler hep paraya satılır, her tarafta ahlaksızlık var ve iyi insan yok " düşüncesi hakim. Sadece insanı kötü düşünmeye itiyor. Açıkçası okurken çok bunaldım.
Beğenerek okudum. Hazal'ın düşüncelerinin nasıl değiştiğini daha detaylı okumak isterdim. Son kısım ise sanki biraz aceleye getirilmiş gibi geldi. Sanki bir 10 sayfa olsa daha iyi olurdu. Çünkü okuyordum konuşmanın ortasında kitap bitti. Acaba benim kitabım mi eksik dedim.
Ezan SesiAhmed Günbay Yıldız · Timaş Yayınları · 2025203 okunma
Dünyanın genel manzarası ve insanlığın yazgı levhası,ne kadar iç karartıcı görünürse görünsün, umut kesmek gerekmez, umutsuzluğa düşmek lazım gelmez.Tam tersine, bu, çabamızı arttırmalı, irademizi bilemelidir. İnsan olmanın gereği budur. Unutmayalım ki, yalnız kendi hayatımız değil, başkalarının hayatı, hatta yalnız insanların değil, yeryüzündeki bütün varlıkların yaşaması, bizim şu veya bu biçimde, şu veya bu yönde davranmamızdan etkilenecektir. İnsanın omzuna yüklenmiştir böylesine ağır, fakat ağır olduğu kadar şerefli sorumluluk.