Nurşen Bulut

Reklam
İnsanlar, ne zaman başkalarının tuttuğu ipten kurtulup kendi hayatlarını yaşamaya başlayabilecekler acaba? Neden gencecik insanlara hep kendi istedikleri hayat dikte ediliyor aileleri tarafından? Biz genç kızlar neden sadece 'kız' olduğumuz için, mutlu olacağımıza inandığımız meslek seçiminde bulunamıyoruz da neden bir 'erkek' çocuk, istediği şehirde istediği bölümü seçip dilediği hayatı yaşayabiliyor? Temeli çok sağlam inşa edilmiş, benim kökünden zalimce koparıp atmak istediğim bu alçak yapı malesef ki bugün yine karşımda durdu. Bu olayı yaşayan bütün kız kardeşlerim adına, bunun son bulması için; herkesin kendi hayatının başarısızlığına dâhi 'her şeye rağmen benim seçimimdi' diyebilmesi için elimin yetişebildiği her yerde mücadele ediyorum. Ve bu mücadele yaşadığımız hayatı sahiplenebilelim, doyasıya 'benim hayatım' diyebilelim diye. Bugün ben kazandım.
Genç kız bir anda göğüs kafesine konan kardeşinin başıyla irkildi. Kardeşi usul usul, içli içli ağlıyordu. Genç kız soğuk kanlılıkla karşıladı onu. Önce sarıldı, ağlayıp rahatlaması için zaman tanıdı, saçlarını okşadı usulca, sırtını sıvazladı. Kardeşi biraz daha kendine gelince sordu neden ağladığını: " Ablacım, anlatmak ister misin, neden bu kadar üzgünsün?" Kardeşi önce tekrardan doldurdu boncuk gözlerini, sonra genç kızın kalbini titreten cevabı bıraktı dudaklarından usulca: " Ben artık bu kadar kötülüğe dayanamıyorum, artık her şey bana çok karanlık geliyor." Genç kız sustu, duruldu bir süre. Daha sonra şu sözleri sarf etti beceriksizce: " Her şey zıttıyla var olur, ablacım. Kötülük olmasaydı iyilik diye bir şey olmazdı. Kötülük hep vardı, hep de var olacak. Ama önemli olan bu kadar kötülüğün yanında elimizden geldiğince aydınlık için savaşabilmek. Aydınlık için, iyilik için mücadele edebilmek. Bir noktada kötülerden uzak durmak ve her daim başımıza gelebilecek potansiyelde olan kötülüklere karşı bilinci ayakta tutmak da çok önemli. Ve emin ol ablacım karamsar olmak kimseye bir şey kazandırmıyor. O yüzden her zaman için bunca kötülüğe rağmen, karamsarlığı bırakıp bir şeylerin iyi olacağının ümidiyle yaşama tutunmalıyız. Biliyorsun arada dalgasını geçiyorum, her şeye iyi tarafından bakacağım diye boynum tutuldu falan diyorum, gerçekten iyimser kalabilmek çok zor ama kötümserlik de insana iyi gelmiyor ki. " Genç kız sustu. Kardeşinin gözlerinin içine baktı derince. Dile dökemediklerini de anlasın istedi. Kardeşi usul usul ağlamaya devam etti, genç kız da kardeşine sıkı sıkı sarılmaya.
Duygu ve Düşünce
Bir ebeveyn çocuğunun üzerine anne babalık görevlerini yüklerse aile dinamiği zarar görür, roller belirsizleşir, çarpıtılır, tersyüz olur. Kendi kendine ve hatta diğer aile fertlerine anne babalık yapmakla yükümlü olan çocuğun örnek alabileceği, taklit etmeye çalışacağı, bir şeyler öğrenebileceği kimse kalmaz. Duygusal gelişiminin tamamlandığı kritik dönemde, örnek alabileceği bir anne babası olmayan çocuğun kimliği, şaşkınlık dolu bir akıntıya sürüklenip gider.
Alıntı
Çocuklar ellerinden alınamayacak haklara sahiptirler;
beslenmeli, giydirilmeli, barındırılmalı ve korunmalıdırlar. Bu fiziksel hakların yanında duygusal açıdan da doyurulmaya, saygı görmeye ve özsaygılarını besleyecek bir şekilde yetiştirilmeye hakları vardır.
Alıntı
Reklam