“O kadar ağır işler yükleyeceğiz ki onlara, düşünecek bir anlık bile zamanları olmayacak. Bu karıncalara hiçbir zaman başlarını bile kaşıyacak bir süre tanımayacağız. Hep iş, hep çalışma, hep açlık, hep yoksulluk, hep gelecek korkusu içinde olacaklar. Bu korkular onları kör, sağır, sersem, beyinlerini işlemez yapacak .”
“Fillerin çağıydı bu çağ. Yeryüzünü baskıları altına alacaklar, tekmil yeryüzünü, karınca, kuş, ağaç, börtü böcek, çiçek, insan sömüreceklerdi. Bunun için de önce beyinleri, duyguları, toprağı, suyu, bedenleri yozlaştıracaklardı.”
“ Bu içten örgütleme, çürütme işini ele alırsak, insanlar buna beyin yıkama diyorlar, karıncaların beyinlerini yıkayabilirsek, onlara karıncalıklarını unutturabilirsek, her şeyi kazandık demektir. “
“Bir haldi yaşamak, halden hale geçtiğimiz su gibi, bulutlar gibi ve dahi dünya gibi halden hale geçmekti. Öyle ya duran her şey bozulur, çürür, kokar. İnsan da daima halden hale girer bilinçli bilinçsiz, uyurken bile sağa sola döner, gözü kapalı olsa da kulağı duyar, bir güler bir ağlar.”
-“Görüyor musun Momo! Kendi etraflarında dönüyorlar, Allah’ın var olduğu yer olan yüreklerinin etrafında dönüyorlar. Bir dua gibi.”
-“Siz buna dua mı diyorsunuz?”
-“Elbette, Momo. Dünya ile bütün bağlarını koparıyorlar, kaygılarından kurtuluyorlar, denge denilen bu ağırlıkla muazzam bir ateşte kendini tüketen meşalelere dönüşüyorlar.”