Hayat dediğimiz şey bir tutam zaman sadece..
O bir tutamda sıkışıp kalmak da bizim elimizde,
onu diyar diyar yapmak da!
Her kitabın kapağının altında ayrı bir diyar var..
Hadi, tavşan deliğinde kaybolalım..
Yeni diyarlara doğru..
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Stefan Zweig kitaplarını alıp kitaplığıma koymuştum ardı ardına ama okumak kısmet olmadı hiç. Hatta birini 2015 te almışım. Dün gece birine başladım ve dün geceden bu geceye 3 kitabını bitirdim.
Henüz bitirdiğim kitabı, Korku. Gerile gerile okudum, kadının ruh halini hissederek. Sanki ben bir şeyler saklıyormuşum gibi hissettim.
Kaybetme korkusuyla, rezil olma korkusuyla, incinme korkusuyla, sevilmeme korkusuyla, görmezden gelinme korkusuyla ardı arkası kesilmeyen hatalar zincirini okudum ve her ne olursa olsun, tüm bu korkuları yaşamaktansa ölmeyi yeğleyen bir insanın çaresizliğini hissettim.
Yazarın anlatımı içime işledi diyebilirim..
Yaptığı hatayı ve aldatmayı bir kenara bırakırsak eğer, herkes hayatında korkuyla kararlar vermiştir, sonuçlarını bile bile yanlış adımlar atmıştır. Büyük veya küçük yalanlar söylemiştir, hepsinin temelinde korku var.
Kadının korkusunu gören kocası gibi olabilse keşke insanlar, yanındayım diyebilseler, herkes hata yapabilir diyebilseler.. Ama insanlık bundan yoksun ve sırf bu yargımız yüzünden korkusuna yenik düşüp hayatına son vermeyi daha kolay görebilen insanlar var.
İnsanları korkularıyla sınamayı bıraktığımızda her şey daha güzel olacak...
{ kitap incelemesinden daha çok, hissettirdikleri üzerine yorumladım. İdare edin :)) }