Ferahfeza

Ferahfeza
@_ruhimucerred
MahşereKaldı...
Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır, Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor, Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini, Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim, Senden kopardım çiçeklerin en solmazını, Toprakların en bereketlisini sende sürdüm, Sende tattım yemişlerin cümlesini. Desem ki sen benim için, Hava kadar lazım, Ekmek kadar mübarek, Su gibi aziz bir şeysin; Nimettensin, nimettensin! Desem ki... İnan bana sevgilim inan, Evimde şenliksin, bahçemde bahar; Ve soframda en eski şarap. Ben sende yaşıyorum, Sen bende hüküm sürmektesin. Bırak ben söyleyeyim güzelliğini, Rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber. Günlerden sonra bir gün, Şayet sesimi farkedemezsen, Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden, Bil ki ölmüşüm. Fakat yine üzülme, müsterih ol; Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini, Ve neden sonra Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede, Hatırla ki mahşer günüdür Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.
1000Kitap
Reklam
Ey hatırasıyla kaldığım yar, Artık aramızda bir cihan var! Sen gökte safa-güzin-i didar, Ben yerde azab içinde bizar!
1000Kitap
Tamam,” dedi kalbini susturmaya çalışarak.
Sayfa 199
1000Kitap
"Anne!" "Anne, müsade eder misin? Senin dizine yatayım... Hani ya bir vakitler beni dizine yatırır da saçlarımı okşardın? İşte öyle yatayım, beni yine öyle, güya sekiz on yaşında bir çocuk gibi okşa...
1000Kitap