"Anne!"
"Anne, müsade eder misin? Senin dizine yatayım...
Hani ya bir vakitler beni dizine yatırır da saçlarımı okşardın?
İşte öyle yatayım, beni yine öyle, güya sekiz on yaşında bir çocuk gibi okşa...
Sel misali akmış gibi
Geldi geçti ömrüm benim
Bir varmış bir yokmuş gibi
Geldi geçti ömrüm benim
Kanatlanıp uçmuş gibi
Geldi geçti ömrüm benim
Bir varmış bir yokmuş gibi
Geldi geçti ömrüm benim
Su üstünde yazı gibi
Geldi geçti ömrüm benim
Üç günlük bir mazi gibi
Geldi geçti ömrüm benim
Ey can dostum, vefalı sevgilim,
Sana bıkkınlık verdiyse sözlerim
O her zamanki iyilikseverliğinle
Susturma bu inleyen ruhu, dinle!
Hayatın bütün gürültüsü dinle bile,
Düşmez bu zavallı ruh, ümitsizliğe.
Olmazsa da zemin, zaman müsait;
Feryat etmen için gökyüzü müsait!
Gönder bana sen de neyse derdin...
Hatırlıyor musun bir zaman ne derdin?
Geleceği hiç hayal etmeyelim!
Gel sohbete dalıp dertleşelim!
Hayatın devirleri perde perde...
Allah bilir ne var ilerde.