Kanamanın önüne hiçbir şey geçemediğinde, fikirler bile kırmızıya boyanır, ya da tümörler gibi birbirinin üzerine tırmanır. Eczanelerde varoluşa karşı hiçbir özel ilaç yoktur yalnızca palavracılar için küçük ilaçlar... Peki berrak, alabildiğine eklemlenmiş, vakur ve kendinden emin ümitsizliğin panzehiri nerededir? Bütün varlıklar mutsuzdur; ama ne kadarı bunu bilir?
Hayatın bütün kuvvetleri hareket edenin içinde ve dışındaki bu çarpışmaya sarf edildiği ölçüde ahlâklı olunur. Bu çarpışmanın sonunda insan, kâinatı dolduran hayalleri küçümseme noktasına ulaşır ve kendisini kâinattan daha büyük hisseder. Kendi dışında, [Sonsuz'a, yani Allah'a uzanan] hareketinin dışında kalan her şey, artık hayal ve vehimdir. Bu hâl, kendi birliğine kavuşmak için bir çeşit din değiştirmedir (conversion).
Böylece kemâle eren benlik, kendi birliğine götüren yol üzerinde çıkan her engele kendini karşı koyar. Bu çatışmadan, isyan hareketi, şu sözde ifadesini bulan tam anlanmıyla bir ahlâki hareket fışkırır:
"Hakikat benim: Ene'l Hakk."