5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yanı sıra 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 6. maddesine göre de "Adli ve idari merciler, kolluk görevlileri, sağlık ve eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, korunma ihtiyacı olan çocuğu Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na bildirmekle yükümlüdür." Çocuk cinsel istismar vakalarının adli süreçlerine bakıldığında, devlet görevlilerinin yaptığı ihbarlar, kurban çocukların ya da ebeveynlerinin başvurularından daha fazla; ancak üçüncü şahısların yaptığı ihbarlardan daha azdır. Devlet görevlileri arasında çocuk cinsel istismar vakalarını bildirenlerin başında rehber öğretmenler bulunmakta, sağlık ve sosyal hizmet görevlileri ise nadiren bildirimde bulunmaktadır.
Kimse susmasin ! Hiçbir şeyden korkmasın! Asıl söylemek istediğim şey ise annelere: Kız ya da erkek fark etmez, çocuğunuzu yanınızdan ayırmayın. Gerekirse arkadaş, gerekirse anne olun, çocuklarınıza ulaşın. Kardeşler arasındaki ilişki de çok önemli, birbirlerine kardeş olamazlarsa dayanabilecek hiçbir şeyleri kalmıyor. Benim dayanacak hiçbir şeyim olmadı bu hayatta. Benim abim de, babam da, annem de vardı, öksüz değildim ama kimse siz yetiştim. Hiçbir çocuk bu durumda olmasın, çocuklarınıza ve kardeşlerinize sahip çıkın
Geçmişe baktığında neler geliyor gözünün önüne? Çocukluğuma baktığımda acıdan başka bir şey göremiyorum. Çocukluğum yok, hiç çocuk olmadım ki. Direkt büyüdüm, büyüttüler. Çocukken sokakta oynaman lazım, korkmadan yaşaman lazım, evinin içindekine güvenmen lazım, sığınacak yerin olması lazım ama benim olmadı ki!
Hiçbir kız çocuğu ya da kadın rızası dahilinde enseste maruz kalmaz. Ensest cehaletin, yokluğun, hiçliğin dışavurumudur. Bu nu yok etmek de toplumun boynunun borcudur.