yanılıyordun sevgilim.intiharı düşünen bir insan için en kötü şey kendisini öldürmesi değil,bunu düşünüp yapamamasıydı.zamanla alışkanlık haline gelen intihar düşüncesine yol açan manevi çöküntü kadar aşağılık şey yoktur,bilirsin..sorumluluk,vicdan,irade gelişi güzel yüzüp durur bu ölü denizde.sulara gömülse bile rastgele bir akıntıyla tekrar ortaya çıkar.dünyanın bütün ağırlığı içinde bulunduğun daracık kafesin üzerine çökerken ve o kafes ufalmaya başlarken yaşanmışlıklar bir film şeridi gibi geçer gözünün önünden,anılar en küçük noktasına kadar birer birer canlanmaya başlar.susturamadığın bu kafayı duvarlara vura vura susturmak istersin.haykırmak istersin.sesin kısılıncaya dek,ölene dek.neyse,hayatımın özeti düzeltilemeyecek kadar vahim bir anlatım bozukluğu.beni daha fazla konuşturma sevgilim.ben susayım,sen ağla.önce göm beni,sonra anla.
kalbinde büyüttüğün bir sevgiyi içine ata ata hissizleştirirsin aslında. bir insanı var eden sevgi miydi gerçekten? eksik hissettiğim şey bu mu? sanırım. gecelerce aklımda savaştığım düşünceleri birkaç gün mutlu geçirerek unutmaya çalışmak çok acı. bu acıyı kalbimin en derinlerinde hissedebiliyorum ve en acımasız olan şeyse söylediklerim hissettiklerimin yarısı bile değil.