Artık bu kötü gidişe son vermeliyim. Kızmayın bana. Bunu yalnız kalmamak ve sonsuzluğa karışmak için yapacağım. En çok da yalnız kalmamak için. Çünkü daha fazla yalnız kalırsam, bu yalnızlık çok şey yaptıracak bana . Bu yüzden yalnızlığı öldüreceğim ve yaşadığım kötülüklerin hiçbiri kalmayacak bende. Umudun kanatları sizi seviyorum. Kanadınız hiç ama hiç kırılmasın. Beni iyi tanıyın , çünkü ben sizi hep sevgimle besleyeceğim.
Umudun kanatları...
Elveda...
Ne demem gerektiğini bilmiyorum. Bildiğim tek şey, yorulduğumun farkındayım. Çocuklar ölüyor üstat. İnsanlar ise her şeyi meşrulaştırıyor . Yoruldum. Zor geliyor yaşamak. İnce bir çizgi arasında gidip geliyorum. Çizgiyi çekecek zaman gelmiyor, gelmiyor. Sanırım gitmem gerek . Gitmesine giderim de , vedaları sevemem ki . Kimseyi yüzüstü bırakıp gitmek istemem . Gerçi kimi birakacaksam...
Dünyanın her yerinde yaşanan tecavüz yada bu türden istismar olayları şiddet kültürünün bir unsuru ve erkek egemenliğinin bir ifadesi mi ? Güç ve güçsüzlüğün bir ifadesi mi ?
İnsanlar bu konuda neredeyse hiçbir şey bilmiyor. Çocuğu korumak,sadece karnını doyurmak,onu iyi bir okula göndermek ve hasta olmamasını sağlamak değil. Annenin asıl görevi çocuğunu koruyup kollamak , dolayısıyla bilinçli olmak.