Fakir denizci Kinonun değerli bir inciyi bulmasıyla başlar kitap, aslında kapısına gittiği doktorun parası olmadığı için onlara veteriner baksın diyerek Kinoyu eşini ve çocuğunu kapıdan göndermesiyle başlıyor. Değerli büyük bir inci bulur, hayatını bu İnci'nin değiştireceğini düşünür,giydiği kıyafetlerin çocuğunun geleceğini bu inciye bağlar.Satmak ister satamaz,kandırılmak istenir,o diyarlardan giderek inciyi kötü insanlardan korumak ister,korumak isterken de Kino eski Kino olmaktan çıkar,çevresi izin vermez ki hayallerini yaşasın,şansının döndüğüne sevinemez olur, eşi bu İnci'nin uğursuzluk getirdiğini söyler Kinoyu ikna edemez.Güzel olacağına inandığımız bazı şeyler mutsuzluk getirebiliyor. Para,inci,değerli şeyler sahip olmamız her şeyin yolunda olacağı anlamına gelmez. Bizim mutluluğunuz çevremizdekilerin mutluluğu anlamına da gelmez. Bazen tökezleyelim istenilir. Bazılarının incisi sadece şansı olabiliyor.
Tükenmek bilmeyen içimizdeki o hırs bazen sahip olduğumuz her şeyin önüne geçip bencilce davranmamıza yol açarak sahip olduklarımıza da etrafımızdakilere de zarar veriyor ve birer birer yitiriyoruz. Sonunda bize kalan üzüntü ve pişmanlık oluyor. İşte kitapta bunlar anlatılıyor. Kısacası İnci'de insanoğlunun doyumsuz oluşu, iyinin ve kötünün hikayesi yalın ve akıcı bir dilde anlatılıyor.