hayalhanemizde ölmüşlerimizin seslerinin, hiçbir güçle bastırılamayan, hiçbir buyurganlıkla susturulamayan köklü kanıtını tek bir an işitsek, şu hayatın her bir gününün beraberinde getirdiği eziyet ve haksızlıkların, ıstırap, sefalet, zulümlerin biri bile ayakta kalır mıydı hiç?
Bazen tatlı bir müzik nağmesi, sessiz bir yerdeki su şıpırtısı, bir çiçek kokusu ya da tanıdık bir söz insanın hayalinde ansızın silik bir anı uyandırıverir ki bir soluk gibi uçup giden bu anı, sanki yaşadığımız hayattan değildir de kendimizi ne kadar zorlasak asla anımsayamayacağımız, çok eski, çok daha mutlu bir başka hayattan bize yadigar kalmıştır.
Örnekse: İyilik yapmak için seçilen kişi, hiç beklenmedik biçimde dürüst çıkar ve yaptığınız yardım sayesinde gelişip düzelirse katıksız şükran duygularıyla dolup taşarak sizin iyiliğinizi övüp göklere çıkaracaktır.