Leyla Ağırtmış

Leyla Ağırtmış
@_ryyanleyla
☆ Ay çiçeği gibi
10/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2025 19. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Ekim 2025 14:28
Kostantiniye'de Birkaç Kişi bölümüyle giriş yapıyoruz. Kostantiniye derler tarrakası bir kent. Gemide açılan delikten sonra heryer su kesildi. Top kundağını bozan kişi Alibazdı. Demiri mayda eden de, köşkte yangın çıkaran ve davulu patlatan da yine Alibazdı. Harita dolu bir sandık elleirinde kalmıştı ama Arap İhsan sandığı almaya giderken Alibazı sandığı karşıtırırken gördü. Hiç olmayazak şeyi yapan Alibaz Arap İhsanı çileden çıkarttı ve çocuğu ayağından tutup kaldırdı... Kapıyı zorlayarak çalıyordu Arap İhsan. Bünyamin yatan babasına aldırış etmeden kapıyı açmaya gitti. Alibazı ona doğru itti. Bünyaminin babasının ismi dayısınınkine benziyordu: boyundan dolayı Uzun İhsan Efendi derlerdi. Babası düş içinde yaşıyordu ve hiç kalkacağı yoktu. Arap İhsan duyacakmış gibi söylenmeye başladı. Ama o sıra Uzun İhsan düşünde korsanları görüyordu. Bünyamin babasını uyandırdığında Alibaz şaşırmıştı. Adamın nasıl uyuyabildiğine ve kendisinin uykusuz kaldığı zamanları düşünüyordu. Bir gün uyuyacağı umuduyla yaşıyordu. Onu anlamak için onun dünyasında olunmalıydı... Bu bölümün ikincisine geldiğimizde Bünyaminin tanıdığı Kubelik adında biri var. Yazısını gören kendini kaptırıyordu içine. Ona bilerek içki verip alıştırdılar ve en sonunda topal bir insana dönüştü. Hâl böyle olunca da artık işinide kaybetmişti. O bir kâtip değildi. Bu işinden sonra yeni işinden de yine içkiden dolayı kaybetti ve yanlış bir esir gemisine biner... Adamın başına gelen olayları şaşıp kaldım. Hiç aklımdan bile geçiremiyeceğim şeyler yaşıyor. Her cümle gitgide daha çok derinleşiyor. Yeni bir bölüm başlığıyla devam ediyoruz. Günbatımı Ağa Çayırı yakınında dertli bir baba. Derdi mesleğine itibar etmeyen oğlu yüzündendi. Bu iki kişi ile bir ayı yaşıyor. Hep üçü ortada ayı yatıyorlardı. Ayı ile oğlanın arası
Macera
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,9bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·73 syf.··
Beğendi
·
2025 16. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2025 11:08
Ebu Kays ile başlıyoruz romana. Şattülarap adında bir nehirin olduğunu öğrendim. Şattülarapı pencereden öğretmenin anlattığını gördü. Gerçeklerden iyi detaylarla anlatılıyor. Ebu kays Saadın dediğine göre on yıl açlık içinde yaşamış, beklemekmiş sadece yaptığı. Esad, Ürdün üzerinden Irak'a kaçak gidiyordu. Mervan, çıkmaz bir sokakta. İnsan kaçakcılığı yapan adamla üçüde para konusunda tartışıyorlardı. 20 dinar çok olduğu beş dinara dediklerini söyledi Mervan. Tehtit sonrası kendini aşağılanmış hissetti. 'Şimdi ne yapacaktı? Bu soruyu kendine hiç mi hiç sormak istemiyordu'. Kalabalığın ortasından yalnız ve yabancı hissetti. Yaşayadığı hayal kırıklıklığından önce herşeyin yolunda olduğunu annesine mektup olarak yazmıştı. Mervan ve Esad Ebu'l -Hayzuran'la buluşmaya gittiler. Gittiklerinde Ebu Kaysı yanında gördüler beraber bankta oturuyorlardı. Nedenlerle dolu düşüncelerle bitiş
Filistin'de insanlar...
Güneşteki AdamlarGassan Kanafânî · Metis Yayınları · 20231,297 okunma
Son cümleye kalp dayanmaz
9/10
·69 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2025 14:50
Kısa bir aşk öyküsüyle giriş yapıyoruz. Düşünmeye zaman ayırmadan süratle okudum. İki erkek kardeşin aynı kızı sevmesi. Bir diğeri ise yaşanmış bir hikaye. Kelimeleri düşünerek yavaş yavaş okuyorum. İlk cümlelerle başlanıp ilerliyerek her cümleler hayata bir dokunuş yapıyor. Güzel bir edayla karakterden önce tarihe düşüncelere yer verilmesiyle başlıyoruz. Kısa anlatımlardan sonra yeni bir karakterin hayatına başlıyoruz. Kendi dış görünüşünü sevmeyen ve yanlış olaylara girişmek zorunda hisseden biri o. Herkes ondan uzaklaşıyordu. Sanki alnında bir işaret vardi! Bir çocuk tarafından bile sevilmemek çok incitmişti. "Bana henüz işlemediğim suçların cezasını çektirdiler..." onu en iyi açıklayan cümle. ... Şeytana benzeyen adamlardan biri haline gelmişti. Beklenmedik sonuçlarla karşılaştı. Etrafını haset, kuşku ve kıskançlık sarmıştı. Her kötülüğün daha kötü sonuçlara yol açacağını, zamanın geriye alınamayacağını çok geç fark etti. Pişmanlıklarla dolu günler beraberinde geliyordu. İçini kemiren umutsuzluğun yerini sakin bir hüzün almıştı. ... Sonu hafif aksiyonla sonlandı diyebilirim. Kaderin Oyunu Yaşanmış Bir Hikaye Aloysius von G*** burjuvanın oğlu. Parlak bir zakaya sahip. Genç yaşında bilgili olması asker olmasına sebebiyet verdi. Her ortama enerji saçan erdemli bir prens. Güçlü hafızası yanında vücudu da sağlıklı iyi bir görüntüdeydi. Kendine olan inancıyla herşeyin üstesinden geldi ve hükümdarın efendisi oldu. Genç yaşta büyük güçlere sahip olması diğer insanları ve rakiplerini hor görmesi onu düşman yapmıştı. Prensin gözdesi haline gelmeyi başarmıştı. Martinengo, G***'nin prensin gözüne hain biri olarak gözükmesi planını sorunsuz bir şekilde gerçekleştirmişti... Ihlamurlar Altında Gezinti Württemberg Repertuarından, 1782 Huzurlu bir yerde beraber yaşayan iki
Ihlamurlar Altında GezintiFriedrich Schiller · Can Yayınları · 20211,104 okunma
10/10
·142 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2025 14:50
Yeni bir ülkeyi keşfetmiş gibi mutfağın huzurunu ve sakinliğini farkettirdi. Mutfak, her zaman bir kaçış olmuştur benim için. Baş karakter büyük kayıplarla hayata tutunuyor... Normalde büyük çarpıcı bir olay yaşanmadan önce olay örgüsü sayfalarca açıklamalı yazılır. Ama bu kitap ne dendir ki (galiba kitabın olayı bu) bir olay olmadan sadece bir cümleyle hemen bomba gibi bir haberi şak diye veriyor. Nasıl tepki vereceğimi şaşırıyorum. "İçim oyulup çıkarılmış gibi hissettim." "Kafası kesilmiş bir tavuk gibi etrafta koşuyordum" Bunun gibi benzetmeler içimi derinleştirdi... Hissler...hiç abartılmadan çok doğal yazılmış... Yaşamını çok travmatik geçirmiş. Başlarda güçlü kalmaya çalışan bir kızdı ama ilereyen sayfalarda yeni acılarla başbaşa kaldı. Yalnızlığı iliklerine kadar hissetti her zaman..depresyon... nasıl bir duyguda olduğunu çok iyi anlıyordum. Benimde hastalıklı geçirdiğim zamanlar oldu. Tedavi hâlâ devam ediyor. Okudukça o kadar haklı geldiki bana. Çok iyi duygularını kelimelere dökmüş. Yaşamayan bir insan okuduğunda hissedebilir o duyguları o sıkışık dakikalarda kalmayı. Tırnak işaretini çoğu zaman koymayı unutmuşlar. Özellikle cümle bitiminde. Kafakarışıklığına neden oluyor.. Cümlelerin yumuşaklığını hissedebiliyorum. Günlük konuşmalar gibi olup ama sıradan olmayan anlatımına hayran kaldım. Çok safe... Bir kitabı anımsatıyor. Duyguları, aşkı ve özellikle sabah koşusu! O kitap Gece ve Sonra . Aynı hislerle okuyorum. İki kitapta abartılı olayları olmamasına rağmen çok değerli... Depresif olmanın nasıl bir şey olduğunu bu kadar iyi anlatıyor olmasına çok sevindim. Sadece bir günlük mutsuzluk olarak bilinmemesi gerektiğini iyi açıklayan çok anlaşılır hikaye silsilesi. Bende nedenleri çok farklı olsa bile hepsini iyi anlayıp onaylıyorum... O veda o kavuşma anı
MutfakBanana Yoshimoto · Arion Yayınları · 1998811 okunma
8/10
·213 syf.··
Beğendi
·
2024 44. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2024 11:02
Çok anlaşılır cümleler içeriyor ve beni resmen okudukça içine çekiyor. Nasıl hem uzun hem de bi o kadar açık cümleler kurulmuş. İlk başlık gezmeyi anlatıyor. Aslında anlatmak demek az kalır. Resmen bir sokakta normal bir yürüyüşü sanıldığından daha canlı kelimler ve cümlelerle her ayrıntısı yaşayarak yazılmış. Kendimi dışarıda bir gezintinin içindeymişim gibi hissettim diye bilirim. Bir anını ya da kişiyi nasıl anlatırsın? İşte öğrenmek pek uzak değil. Cümleler çiçek gibi dizelenmiş. Harika dokunuşlar yapılmış. Açıklaması çok zor. Bir başyapıt nadirdir. Diyor. Aynı bu kitap gibi. Yazarın gezintiyi açıkladığı cümlelerden biri; "gezintiye çıkmış kişi yaşayan en küçük şeyi bile alabildiğine büyük bir sevgi ve dikkatle incelemelidir. En yüksek ve en alçak, en ciddi ve en komik şeyler onun için aynı ölçüde sevimli, güzzel ve değerlidir." sayfa48 Bazı satırları tekrar tekrar okuyarak anlamaya çalıştım. Okuduğum her anda farklı düşünceler etrafımı bürüdü. Bir süre kendimi sanat ve edebiyatı anlatan sayfalarda buldum. Gezinti ile sanatın, edebiyatın nasıl birleşebileceğini kanıtlar nitelikte oldu. Sanatın korunması gerekiyor. Atalarımızın güzel hatıralarına zarar verilmemeli. El üstünde tutulmalı. Gezintiden sonra öyküler karşımıza çıkıyor. Her öyküde belli başlıklar verilip açıklama şeklinde yazılmış. Bir delikanlı izleyici gibi anlatılıyor. Ne hissettiği, bir konu hakkında ne düşündüğü, başkalarına olan tutumu, hayatında neler yapacağı, olduğu durumu ve o durumdan ne yolla çıktığı... gibi anlatımlarda bulunuyor. Yazarlar geçtikleri yollardan genel olarak nasıl gelirler? Yazar beyler, genellikle nasıl evlerde otururlar? Sohpet başlığı altında açıklamalar. Kitabın favori bölümü: Dickens Dickens okumasının ona ne gibi hisler kattığını anlatıyor. Yazar Dickens okuduktan
Gezinti ve Diğer ÖykülerRobert Walser · Can Yayınları · 202398 okunma