Daha konuşacaktı, ağlamamak için sustu. Boğazına bir yumruk tıkanmış, ağır, soluk aldırmaz, bastırıyor. Kendini tutuyor, çözülmemek, ağlamamak için dudaklarını kanatırcasına ısırıyor. Gözleri dolu dolu, akamayan yaşlar gözlerini yakıyor.
İnsan soyunun kendi kendine, sularla, dağlarla, seslerle, ağıtla, sevinçle, ulu yıldızlarla oluşturduğu, doğayı iliklerine kadar bellemiş kavramış, sevmiş, onu bir parça, dost bilmiş, gelenek olmuş sesi... Türküsü, insanın insana davranışının en incesi...