Niye hep acı çekiyordum, hep zorbalığa uğruyordum, hep suçlanıyordum, her daim ayıplanıyordum? Niye kimseyi memnun edemiyordum? Birinin gönlünü kazanma çabalarım neden boştu?
Kendim olmaktan çıkmıştım; bir anlık isyanın korkunç cezalarla sonuçlanacağının farkındaydım ve her isyankâr köle gibi çaresizlik içinde deneyebileceğim her yolu deniyordum artık.
Ebu Kays ile başlıyoruz romana. Şattülarap adında bir nehirin olduğunu öğrendim. Şattülarapı pencereden öğretmenin anlattığını gördü.
Gerçeklerden iyi detaylarla anlatılıyor.
Ebu kays Saadın dediğine göre on yıl açlık içinde yaşamış, beklemekmiş sadece yaptığı.
Esad, Ürdün üzerinden Irak'a kaçak gidiyordu.
Mervan, çıkmaz bir sokakta.
İnsan kaçakcılığı yapan adamla üçüde para konusunda tartışıyorlardı. 20 dinar çok olduğu beş dinara dediklerini söyledi Mervan. Tehtit sonrası kendini aşağılanmış hissetti. 'Şimdi ne yapacaktı? Bu soruyu kendine hiç mi hiç sormak istemiyordu'. Kalabalığın ortasından yalnız ve yabancı hissetti. Yaşayadığı hayal kırıklıklığından önce herşeyin yolunda olduğunu annesine mektup olarak yazmıştı.
Mervan ve Esad Ebu'l -Hayzuran'la buluşmaya gittiler. Gittiklerinde Ebu Kaysı yanında gördüler beraber bankta oturuyorlardı.
Nedenlerle dolu düşüncelerle bitiş