Şimdi bakıyorum dosyalar dolusu yarınki işlere. Hiçbigün işlerimi yetiştirememişim. Hergün bir ertesi güne, hergün yarına borçlu kalmışım. Aylaklığımdan değil bu; taşıyamayacağım denli çok yük yüklenmemden. Niçin bu denli çok yüklendiğimi düşündüm. Bilinçaltımdaki çok yaşama isteğimden olacak belki de ... Bugünkü işlerimi yetiştiremezsem, onları yarın yapmak zorunda kalacağım. Yapacak işi olan kişi de ölemez ki ... Yarınlara borçlu kalmak, borçluluğunu hep duymak, borcunu ödemeye, yani yaşamaya çalışmak, yaşamak zorunda olmak... Hiç ödenemeyecek, ödendikçe daha da artacak bir borç bu.
Babam•
Dünyaların en iyi babası benim babamdır
Düşmandır düşüncelerimiz
Dosttur ellerimiz
Dünyada tek elini öptüğüm
Babamdır
Kırkını geçtin adam olmadın der
Başım önümde dinlerim
Önünde tek başeğdiğim babamdır
Sabahlara dek Kuran okur
Anamın ruhuna
İnanır ona kavuşacağına
Bana gavur der
Diş bilemeden
Dünyada tek bağışladığı ben
Tek bağışladığım odur
Başım derde girdikçe bakar çocuklarıma
Bitürlü ölemiyorum der senin yüzünden
Çocuklar ortada kalacak
Ölemez kahrımdan benim
Yaşamak zorunda benim yüzümden
Gözlerindeki ateş bakışlarında söner
Tuttuğun altın olsun der
Çocukluğumu tek anlayan odur
Dünyaların en iyi babası benim babamdır
"Babil Kulesi"ni düşünüyordu. Herkesin kendine göre derdi vardı, herkes dertliydi. Radyoda konuşan çatlak sesli, kalın sesli, öksürüklü, aksırıklı, yahut ispenç horozunu hatırlatarak konuşan genç, dinç insanlar bile dertliydiler. Sokaklarda izmarit toplayan yalınayaklı serseri kadar, bir fabrikanın yüz binlik gelirini cebine
atan, yahut muhteşem mağazasında, puro dumanlarının tüllediği yazıhanede kara kara düşünen ithalatçı, ihracatçı; traktörü geniş tarlalarını mazot kokulu homurtusuyla altüst eden büyük çiftçi, "dinamik ziraat"e rağmen hila karasaban ve öküzle toprağını eşeleyen küçük çiftçi, yancı, üçte biri; elinden ekmeği makine tarafından alınmış, işsiz ırgat ... Herkes dertliydi. Hiç kimse kimsenin derdiyle ilgili değil, herkes bildiğini okuyor, yani ayrı bir dille konuşuyordu. Tıpkı kulenin yapıldığı eski Babil şehrindeki gibi.