Çünkü, nasıl bir şeyde görmek varsa, hayatı da vardır; işitmek varsa, hayatın alâmetidir; söylemek varsa, hayatın vücuduna işaret eder; ihtiyar, irâde varsa, hayatı gösterir.
Cemal Süreya “ küçücük şeyler belki / ama günün bu saatinde anıt gibi dururlar “ diye yazmıştı.
Çünkü zaten birer anıtlar… Çünkü ben sıradan şeylerin kederinin daha yoğun olduğunu biliyorum. Çehov da basit insanların basit hikâyelerini anlatır ya…