"ALIŞAGELDİĞİMİZ düşünceleri altüst eden karşıtlıkların temelinde, içsel yaşantılarımızı normal konuşma diliyle anlatma zorluğu yatar. Çünkü içsel yaşantılarımız, konuşma dilinin sınırlarını fazlasıyla aşar," diyor Suzuki.
Belki de insan ruhu böyle art arda bin bir türlü duygudan geçtikten sonra doymak bilmiyor, giderek hırçınlaşıyor, bitkin düşünceye kadar yeni yeni ve daha güçlü duygulara kapılıyordu.
Kitabı bitirdikten sonra bir şeyler karalamadığım aklıma geldi. Öncelikle kendi adıma yine geç kalınmış bir okuma diyebilirim. Teknolojinin de günümüzde çok hızlı ilerliyor oluşu bu alandaki kitapları hızlı bir şekilde demode diyebileceğimiz bir konuma düşürebiliyor. Kitap 2012-2013 dönemlerinde yayınlanmış olduğu için kitaptaki bazı fikirler kulağa saçma gelirken bazı tahmin ve çıkarımların çoktan gerçekliğe dönüştüğünü görebiliyoruz. Yine de bir şans verdiğim için mutluyum.
Julian Assange'nin ismini ilk Wikileaks bombası patladığı dönemde duymuştum. Aralarında Türkiye'nin de olduğu, "Selam ve dua ile" gönderilmiş torpil talepleriyle birlikte birçok özel yazışma sızdırılmış, üst düzey siyasileri, ünlü kişileri hedef alan dokümanlar dizisi paylaşılmıştı. Tabii ki Türkiye işin sadece küçük bir kısmıydı, ABD dahil birçok ülkeyi sarsacak belgelerdi bunlar.
Tabii ki böyle bir şey yapıp da elini kolunu sallayarak hayatına devam etmek pek mümkün olmuyor. Bu konuda yaklaşık 5 yıl hapis yatmış bir isim Julian Assange. Öncesinde kendisi, arkadaşları ve ailesine ölüm tehditleri dahi yapılmış. Paylaştığı belgeler ve gerçekler ise başta yalanlanmaya çalışılmış sonrasında ise çoğunlukla unutulmuş veya üstü kapanmış.
Kitap söyleşi şeklinde, akıcı bir yapıya sahip. Türkçe çevirisi konusundaki şikayetlere katılıyorum. Nedense konu teknoloji olunca hep çevirilerde problemler baş gösteriyor. Orijinal isim "cypherpunk" ve altı dolu, ancak çeviri ismi şifrepunk ve başka kullanan varsa ben duymadım.
Ana konu devletlerin bireylere yeterli özgürlükleri sunmaması, güvenlik adı altında atılan her adımımızın kayıt altında tutuluyor oluşu ve bu depolanmış bilgilerin devletlerin istekleri doğrultusunda, istedikleri zaman, istedikleri şekilde kullanılması. Toplumun iyiliği deyip aslında kendi