Fakat aynı zamanda modern endüstri, oldukça yüksek ücretler alan çok sayıda yönetici, satış elemanı, mühendisler, kimyacılar ve her çeşit teknisyenler olmaksızın yürüyemeyecek kadar karmaşıklaşmıştır. Ve bunlar sırayla, profesyonel doktorlar, avukatlar, öğretmenler, sanatçılar v.b v.b sınıfına gerek duyarlar. Bunun içindir ki gelişmiş kapitalizmin eğilimi, bir zamanlar göründüğü gibi orta sınıfı yok etmek değil, genişletmek yönündedir.
Onlar Amerikan milyonerleri gibi muhalefeti rüşvet ve göz yaşartıcı bombalarla bastıran, bilinçli bir şekilde adaletsiz ayrıcalıklara dört elle sarılan haydutlara dönüşemezler. Hepsinin ötesinde onlar belirli bir geleceğe sahip olan bir sınıftır, eğer gerekirse buyrukların birincisi ve en büyüğü olarak vatan için ölmenin öğretildiği okullarda okumuşlardır. Kendi köylülerini yağmalarken bile kendilerini gerçek yurtseverler olarak hissetmek zorundaydılar.
İşçinin kalbi İngiliz bayrağını gördüğünde daha hızlı atmaz. Ama İngilizlerin meşhur «ada olma durumu» ve «yabancı korkusu» işçi sınıfında burjuvazide olduğundan daha fazladır. Bütün ülkelerde fakirler zenginlerden daha ulusaldır, fakat İngiliz işçi sınıfı yabancı alışkanlıklara nefret duymada başta gelir.
Fakat İngiltere bilindiği gibi zengin ve fakir iki ulus değil mi? Yüzbin pound yıllık geliri olan bir insanla bir pound haftalık geliri olan bir insan arasında ortak bir şeyler olduğunu kim söyleyebilir?