Dünyaya ait şeyler, ne kadar değerli olurlarsa olsunlar dünya gibi fânîdirler, geçicidirler.
Batar, gider ve kaybolurlar.
Ya insan onları bırakıp gider.
Ya da onlar insanı terk ederler.
"Ey Hamza!
Hiçbir zaman, senin gibi böyle bir musibete kimse uğramadı ve uğramayacaktır! Benim için bundan daha büyük bir musibet olamaz!
Ey Allah Resûlü'nün amcası Hamza!
Ey Allah'ın ve Resûlü'nün aslanı Hamza!
Ey Allah Resûlü'nün koruyucusu Hamza!
Ey hayırlar işleyen Hamza!
Allah, sana rahmet etsin! "
Güzel bir çiçek, güzel bir yüz
'Cemîl' isminden bir âyettir bize. Açlık 'Rezzâk' ismini hatırlatır. Hastalık, 'Şafi' ismini bildirir. 'Vedûd' sevgi ve aşkın varlığına, 'Kahhâr' ismi öfke ve zulmün yaşanacağına işaret.
Demek ey nefsim! Eğer hayat-ı dünyeviyeyi gaye-i maksat yapsan ve ona daim çalışsan, en edna bir serçe kuşunun bir neferi hükmünde olursun. Eğer hayat-ı uhreviyeyi gaye-i maksat yapsan ve şu hayatı dahi ona vesile ve mezraa etsen ve ona göre çalışsan; o vakit hayvânatın büyük bir kumandanı hükmünde ve şu dünyada Cenâb-ı Hakk'ın nazlı ve niyazdar bir abdi,mükerrem ve muhterem bir misafiri olursun.
İşte sana iki yol!.. İstediğini intihâb edebilirsin. Hidayet ve tevfikı Erham-ür-Râhimînden iste...