Kitap adını öğrenmediğimiz karakter tarafından anlatılıyor. Kadınların kendi isimlerini kullanmak yasak, kimin evine gittilerse ona iyelik eki getirilerek isim yapıyorlar. Mesela ana karakterin adı Fredinki.
Olanları anlamak ve kitabın içine tamamen girebilmek için biraz ilerlemek lazım. Karanlık bir atmosfer ve düz bir anlatım. Bu tarzı sevenler için -mesela ben- okuması oldukça zevkli. Sonlara doğru olaylar iyice hızlanıyor.
Konu bakımından korkunç bir kitap ama bu korkunçluk tamamen yaşanabilme olasılığından. Okurken asla çok uzak bir dünya gibi hissetmiyorsunuz, olması çok mümkün geliyor. Olayların nasıl bu hale geldiğini ilerleyen bölümlerde parça parça anlatmaya başlıyor. O kadar gerçek ve acı verici cümleler, hisler var ki bazen kitabı elimden bıraksam da o cümleye takılı kaldığım oldu. Dizisini de vakit bulunca izlemeyi planlıyorum.
* S p o i l e r *
Karakter -dizide adına June denmiş ki bazı okuyucular da böyle düşünüyormuş çünkü ilk sayfalarda sayılan isimlerden sadece June ismini tekrar görmüyoruz- sonlara doğru Nick'e aşık oluyor ama bu kısım o kadar hızlı işlenmiş ki ne ara aşık oldu ne ara bu derece bağlandı anlamadım. Fazla üstünkörü yazılmış gibi. Sonu da hem tatmin etti hem etmedi. İstediğim son, istediğim gibi işlenilmemiş sanki. Bilmiyorum, sonu için kararsızım baya. Her şeye rağmen okumak çok güzeldi.