Belki de hikayemizin kalbine geldik. Başkasının acısını, aşkını anlamak ne kadar mümkündür? Bizden daha derin acılar, yokluklar, eziklikler içinde yaşayanları ne kadar anlayabiliriz?
Zengin hayal gücü ve zengin anlatım gücünün muazzam buluşması.
Kitapla ilgili ilk notlarıma şunu yazmışım: “Ne okuyorum ben? Masal mı? Değil. Ama masal kelimesi olmadan ne okuduğumu da anlatamam ki.”
Okunan bir kitabın etkisiyle yeni bir hayat bulma çabasını anlatıyordu Yeni Hayat. Ve çok güzel anlatıyordu.
Bir kitap. Okurken yüzünüze bir ışık vuruyor. Heyecanlanıyorsunuz. Arayışlara giriyorsunuz. Kafanızda bir melek sembolü.-anlamlandırmadığım kısımlardan- Sonra otobüs yolculukları. Yeni hayatı arıyorsunuz. Yollar, garajlar. Arada aşık olmuştunuz tabii. Sonra? Sonra sevdiğinizin sevdiğinin baba evine geldiniz. Ve bir anda garip kumpasların içine düştünüz. Ne yolculuktu!
Güzel olmasına güzel ama biraz da karmaşık veya dağınık bir kitaptı Yeni Hayat. Ben bu dağınıklığı Mehmet karakteri üzerinden biraz toparlayabileceğimizi düşündüm.
Bu kısım spoiler içererir,dikkat!
------------
Önce biraz Mehmet’in geçirdiklerinden bahsedelim. Mehmet. Veya Nahit. Veya Osman. Dr. Narin’in oğlu.
O da kitabı okuyor, heyecanlanıyor. Bizim karakterimizin geçtiği yollardan geçiyor. Sonra Canan’la tanışıyor. Onunla tanıştığında “kitaptan fışkıran ölümü”(167) fark etmişti aslında. Ama Canan Mehmet’i canlandırıyor. Kitabı o da okuyor ve bu sefer beraber arayışlar. Uzatmayalım. Sonunda ise sakin bir kasabada, sakin bir hayat. Kitabın heyecanından uzak.
Yani, aynı bedende kitabın farklı etkilerinin görüldüğü üç ayrı isme sahipti bu karakter.
Nahit: Malum kitabın ilk okunduğu
zamanlarda, yeni hayatı ısrarla arayan.
Mehmet: Kitabın bahsettiği yeni hayatı bulma konusunda tereddüt eden. O arayışta geçen buhran dönemi. Bizim karakterimiz üzerinde daha etkili gibiydi aslında. Şöyle bir şey demişti hani: “Kendim olamıyorum. Kimse olamıyorum. Yardım et bana. Senin yazdığını, bu odayı, kitabı
Yeni HayatOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 201910,4bin okunma
Çocukluğunda ve gençliğinde olağanüstü mutlu olduğu zamanlarda hissettiği şey, mutsuzluğun ve umutsuzluğun da çok yakın bir yerde olduğu korkusu yükseliyordu içinde.