'Sena

'Sena
Gün olur alır başımı giderim
Kendi hayatım mıydı bu? Kara bir yazgıya benzeyen, hiç değiştiremeyeceğim hayatım. Herkesinkine benzediği için daha bir sevmediğim, daha bir nefret ettiğim hayatım. Benim hayatım bu muydu aslında? Yoksa bir başka türlüsü, henüz bilmediğim bir başka türlüsü var mıydı? Benim için, başkaları için... Hepimiz için daha iyi olan bir hayat!..
Sayfa 77 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Ferman Mamedov isimli okura yanıt verildi
'Sena
Çok haklısınız. Verdiğimiz veya veremediğimiz büyük küçük her karar, attığımız her adım hayatımızı şekillendiriyor.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bilbonun kaybolmasıyla ilgili hobbit görüşleri :D
En çok suçlanan da Gandalf'tı. "O körolmayasıca büyücü bari genç Frodo'yu rahat bıraksa, belki çocuk kıçını kırar oturur da biraz hobbit basireti edinir" diyorlardı.
Sayfa 61 - metis yayınları·Kitabı okudu
Vefa snk isimli okura yanıt verildi
'Sena
Hele ki şu torbaköylü bagginsler :D
10/10
·354 syf.··
Beğendi
·
2019 9. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2019 08:57
Nasıl anlatsam ki bu kitabı? Hayatta en hayran olduğum şeylerden biri farklı aidiyetlere sahip insanların bir arada, canciğer dost olmasalar da birbirlerini üzmeden, hoşgörüyle yaşayabilme kabiliyetidir. Sen sensindir, ben benimdir ve burada sorun teşkil edecek bir durum yoktur. Böyle de yaşayabilir, iletişim kurabiliriz. Bu bana insanın en çok insan olduğu zamanmış gibi gelir. Ve bu kabiliyet, bana Balkan coğrafyasını hatırlatır, geçtiğimiz yüzyılda yaşananların aksine… Kitapta okuduğum gibi bu coğrafyada insanlar, üzerlerinde bir baskı hissetmediklerinde, farklılıklara rağmen aynı kasabada birlikte yaşayabiliyorlardı. Hatta bir yerde şöyle bir deyiş olduğu söyleniyordu kasabada: İmamla papaz gibi sevişmek... Bugünün dünyasında hayran olunası bir şey.. Bu bakımdan kitabın başkarakterinin bir köprü, yani birleştirici unsur olması bana hiç de tesadüfmüş gibi gelmiyor. Aksine harika, harika bir fikir bu! Kitap, Vişegrad kasabasının, Osmanlı hakimiyeti altında olduğu zamanlardan 1. Dünya Savaşının başlangıcına kadarki 350 yıllık değişimini muazzam bir anlatıyla okuyucusuna sunuyor. Köprünün yapılışıyla başlayan hikayemiz, ne salt tarihe odaklanıyor, ne de kasabada insanların başından geçen olaylara. Bu ikisini o kadar güzel harmanlıyor ki sayfaları hem daha hızlı çevirmek istiyorsunuz, hem de hemen bitmesin diye bekletmek. Ve, okurken sanki kasabada geziyor gibi oluyorsunuz. Köprünün yapılışına tanıklık ediyorsunuz, Abid Ağa sizi de bıktırıyor bazen. Arif beyi daha çok sever gibi oluyorsunuz. Uzun bir sürenin sonunda köprünün tamamlanmasıyla siz de kasaba halkı gibi ona hayran oluyor, siz de Kapiya’sında hayallere dalıyorsunuz... Söylemek istediğim şu: Her şey sanki tam olması gerektiği gibi. Bana öyle geldi ki o dönemlerde yaşasaydım karşılaşacağım şey, okuduklarımdan
Drina Köprüsüİvo Andriç · İletişim Yayınevi · 20257,5bin okunma
Yaprak sezik isimli okura yanıt verildi
'Sena
Elimden geldiğince cevaplamaya çalışırım :)
Selamlar🙋🏻 Anna Karenina'yı Can yayınları Uğur Büke çevirisinden okuyan var mı? Uğur Büke'yi sadece bu kitabın çevirisinde gördüm, iyi midir sizce?
Edebiyat
Ö isimli okura yanıt verildi
'Sena
3-4 tl fark vardı diye hatırlıyorum