Tüketim ekonomisi zenginlikte sınır tanımaz. Tıpkı Kapitalizm'in kâra doymaması gibi. Bu yüzden siz "açgözlü" adama ne kadar mal verirseniz verin yine gözü başkasının malında olur. Doymaz. Nefis dediğin şey böyledir, doymak bilmez.
"Devlet kapısına bir anahtar uydur yeter." sözü ne zaman ortaya çıktıysa biz o zaman "alınteri"‘ni unuttuk. Sadece alınteri mi? Kanaati, sabrı, şükrü de unuttuk.
Önce zihnimiz kirlendi, sonra kendimizden şüpheye düştük, ardından inançlarımızı sorgulamaya başladık. Bu geleneği ve ahlâkı yaraladı. Artik ortada bir "güven bunalimi" vardı.