Bir çağrı.
Ulaştığında artık başka hiçbir şeye ulaşma ihtiyacı bırakmayan.
Bir ses.
İşitildiğinde artık başka hiçbir sesin güzel gelmediği.
Bir istek.
Duyuldugunda artık başka hiçbir şeyin böylesine arzulamadığı.
Bir derinlik.
Bir kere bakıldığında artık başka hiçbir uçurumun
yanında duramadığı.
Akıl, sahibine tekrar teslim edilmesi gereken bir emanettir insana. Ancak dönüş yolu bilinmiyorsa teslim edilebilir mi alınan bu emanet? Geldiği yolu unutsa, üzerine derin bir rüyaya dalsa bulabilir mi insan emanetini aldığı kaynağın yolunu?
Biz de birisini sevdiğimizde, onsuz bir dakika bile durmanın mümkün olmadığını hissettiğimiz durumlarda adına aşk dediğimiz şeyi deneyimlemiş olmaz mıyız?