“Beynim yıkılmış bir labirent :
bütün dehlizleri tıkalı
bütün tavanları göçük
bütün duvarları çökük—
içinde yitilemeyecek bile
Beynim taşlaşmış bir ağaç :
bütün dalları çatlak
bürün yaprakları kırık
bütün kökleri kömür—
çürüyüp ölemeyecek bile…”
“Ne çok ölü düşün var senin .
Kırık dökük gerçeklerin üşüşünce düşüncene
ne çok canlı acın var senin .
Bölük pörçük gerçeklerin inince içine
ne çok katı kanın var senin
Ne çok diri ölün var senin …”
''günün belki güzel geçti,
belki kötü,
belki sıradan.
önemli olan nedir biliyor musun?
şu an..
ama zihnindekileri şu an çıkarttığını bir düşün...
hiçbir şey düşünmediğini,
sadece şu anda olduğunu...
bunu şu an yaparsan,
hiçbir şey kaybetmezsin.
sadece unuttuğun kendini hatırlarsın.
ne kadar kendini düşünüyorsun?
kendini düşünmek için,
ne kadar zaman harcıyorsun?
kendine bir iyilik yap...
şu an hiçbir şeyi düşünme.
rahatça uzan.
gözlerini kapat,
sakın açma...
bırak rüzgar bizi nereye sürüklüyorsa,
oraya gidelim.
ikimizde aynı dünyadayız...
belki benzer sorunlarla savaşıyoruz.
benzer duyguları yaşıyoruz.
aynı sorgulamaları yapıyoruz.