Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ayfer Tunç ile tanışma kitabım.
Bir derginin kapağında fotoğrafını gördükleri Şebnem’in tesirinde kalan aynı trende yer alan üç kişi üzerinden okuyoruz romanı. Roman oldukça kalabalık bir karakter kadrosuna sahip. Kilit ve merkezde olan isim kapak kızı Şebnem. Romanda fiziksel olarak yer almıyor ancak karakterler üzerinde sarsıcı bir etkiye sahip. Şebnem’in bir erkek dergisine verdiği çıplak pozların Bünyamin’in iç dünyası ve evliliğine ait düşüncelerine etkisi, Selda’nın geçmiş bir anısı ile Şebnem’in ona yaşattığı farkındalık, Ersin ile aralarındaki aşk ve korkaklığın sonucu romanın esas noktaları. Ve bir tren yolculuğunda var olan üç insanın yolculukla birlikte yaşadıkları duygu ve farkındalık değişimleri gizlenen ana mesele.
Tek bir olay örgüsü yok, tek bir zaman yok. Ancak yazarın kullandığı dil , olay ve zaman karmaşası merakınızı kamçılayıp sayfaları çevirmenizi sağlıyor. Kitabı okuduktan sonra iyi ki Ayfer Tunç yazıyor ve biz onu okuyoruz dedim. Kendisini zevkle okumaya devam edeceğim.
Orhan Pamuk’un türlü tartışmalara, türlü eleştirilere maruz kalmış efsane romanı; Kara Kitap
Kitap özeti zor olan romanlardan biri sanırım. Kısaca roman avukat Galip’in bir sabah aniden evi terk eden karısı Rüya’yı ve karısının üvey ağabeyi, kuzeni Celal’i aramasını merkeze alıyor. Roman bir üst kurmaca ve post modern bir eser. Doğu anlatı ürünleri olan Hüsnü Aşk, Mantıku’t Tayr, Mesnevi ve Binbir Gece Masalları’ndan yararlanıyor yazar ve bu sayede Doğu anlatı geleneğinden yararlanarak çağdaş bir roman yazıyor. Romandaki iki ana karakter olan Galip ve Celal adları da bunu anlamamızı kolaylaştırıyor. Kimilerine okuması zor gelse ve yarım bırakılsa da “kendi olmak” meselesine Batılı kaynaklardan çok Doğulu kaynakları referans alışı, harika bir post modern roman yaratışıyla Orhan Pamuk’un enfes kurmacasının lezzeti bir başka. Kitabı bitirdiğimde tesirinin hayat boyu beni “kendim olmak” meselemde yalnız bırakmayacağını tüm iliklerimde hissettim.