Oysa deliler, bize ortalama aklın sağladığı imkanları hatırlatarak ya da yaşlılar, geldik gidiyoruz ana fikrini canlı tutarak şu dünyada yitip gitmemize batıp kalmamıza mani olan yardımcılardı.
Onlarla kurduğumuz her temas bize ya sabır ya şükür ya fikir ama her hâlükarda bir kalp canlılığı olarak geri dönmekteydi.
Halim niyet ve teslimiyet; imkansızlıkları küçültmüş, küçük imkanları da büyütmüştü. Yani o yolculuğun azıkları, imkan ve güç, teknoloji ve konfor değil; o terkler ve o tercihler sayesinde Tebellüğ eden irade, tevekkül ve muhabbetti.
Ku’ân’ın bize anlattığı kıssalarda olumlanan ve âlemlere örnek olarak sunulan insanlar hemen her zaman bizlerden daha olumsuz toplumsal şartlarla karşılaşmışlar ama hiçbir zaman o şartların mahkûmu olmamışlardır. Hep dönüştüren insanlar olmuşlar, dönüştüremedikleri durumlarda dönüşen olma rahatlığını da seçmemişlerdir.
Eğer gerçekten hayatın anlamını kavramak, kendinizle ilgili kıymetli şeyler elde etmek istiyorsanız bir cümleyi okuduktan sonra durup tefekkür etmeyi, onu bir yere bağlamayı alışkanlık haline getirin.