Batının bilim ve tekniğini alalım, ama ahlakını reddedelim. Ne var ki, olaylar bu arzulanan formülün zıddı istikamette gelişti. Türkiye ve bütün halkı Müslüman olan ülkeler Batı ile başa çıkabilecek bilim kurumlarının geliştirmedikleri gibi Batı ülkeleri ile ilişkilerinde onların Medeni tutumlarından ahlakı soysuzlaştıracak türden etkilendiler.
Teknolojiden, medeniyetten ve yabancılaşma düşüncesinden Doğan meselelerin teknolojinin, medeniyet ve yabancılaşma düşüncesinin kendi Özgül alanlarındaki çözme kavuşturulabileceğini sanmak, bir öpücüğü geri almak isteği gibidir. Hiç zor meselenin çözümünü, bu meselelerin dışında, itikat ve ibadete bulabileceğimize inanıyorum. Belki de bu meseleleri köklüce, derinlemesine kavramak, bizi kulluğumuzun şuuruna varmada daha ileri bir merhaleye ulaştıracak.
Aydınlık ancak karanlık olunca anlaşılır, uzun ancak kısaya göre uzundur. Eğer dünyadan küfür kalkacak olsaydı imanı nasıl tanıyacaktık? Yeryüzünde ahlaklı insanların bulunduğunu namussuzların mevcudiyeti yüzünden anlayabiliyoruz.
Eğer bizim güzel bulduğumuz şeyi bütün insanlar güzel bulacak olsalardı güzellik denen şey ortadan kalkacaktı. Eğer bir şeyin iyi olduğunda herkes birleşirse onu artık iyi dememiz mümkün olmaz. Çünkü iyi ve kötü, güzel ve çirkin ayrımı yapabilmemiz için hem iyinin hem de kötünün, hem güzelin hem de çirkinin yaşaması gerekir.