Eda Nur

Puan vermedi·357 syf.··
2021 28. kitabı
·
120 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2021 00:32
Frantz Fanon 1961 yılında, 36 yaşında iken ölmüş devrimci psikiyatrist olarak tanınan bir insan. Bir ara biyokimyaya da ilgi duymuş bu psikiyatrist felsefe ve siyasetten de geri durmamış çok iyi bir gözlemci. Kitapta, Frantz Fanon'un Fransa sömürgesi altındaki Cezayir'de klinik deneyimleri, halkın psikolojik rahatsızlıklarındaki nedenlere ve tedavilerine yaklaşımına dair pek çok bilgi mevcut. Tedavide ilk olarak hastalarda görülen şiddetli belirtilerinin giderilmesine değil hastanın sosyal çevresine, ailesine odaklanışıyla da bir çok sorunun üstesinden gelmiş aklımda kaldığı kadarıyla. Sosyoterapiye ne kadar önem verdiğini de okuyan kişiler görecektir. Tedavi etme arzusunun cezalandırma isteğinden kuvvet bulduğunu okuduğumda oldukça şaşırdığımı söylemeliyim. DSÖ tarafından görevlendirilen doktorun "Alger ekolü"nü sunması da ayrı bir olay... neyse. Bu arada Blida Hastanesinde başhekimken ayrılmak için yönetime verdiği istifa mektubunda yer alan ifadelerde kendi ülkesine, Fransa'ya karşı insanca bir bilinçle hareket ettiğinden dolayı sınırdışı edilmiş bir insan. Büyükelçiye yazdığı bu mektupta açık açık fikrini söylemiş. Mesela "Peki ya Cezayir'in durumu? Sistemli bir insanlıktan çıkarma hali." gibi ifadeleri var. Burada çalışırken vicdanıyla yaşadığı uzun çatışmalar sonucu devrime etkin destek veren biri oluyor. Psikiyatri kısmı kabul etmeliyim ki beni çok zorladı, fazla yoğun geldi. Oldukça uzuuun bir zaman kitaba dokunmadım bile. Birazcık ilgisi olmayan birinin okuyacağını sanmıyorum. Ama siyasi kısmı, ifadeleri oldukça akıcı. Muhtemelen bilimsel terimlerin nispeten azlığından böyle düşünüyorum. Cezayirde başlayan 6 yıl süren bağımsızlık mücadelesinde yaklaşık 1 milyona yakın Fransız askerine halkın gerilla kuvvetleriyle karşı koyması, yılmaması, devrimin
Yabancılaşma ve Özgürlük Üzerine YazılarFrantz Fanon · Sel Yayıncılık · 202048 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·%35 (89/248 syf.)
"Beni Onlara Verme" Tarık Tufan'ın okumaya çalıştığım ilk kitabı ve kitabı 2. yarım bırakışım. Parlak bir başlangıç sayılmaz ama eklemeden geçemeyeceğim bu sefer daha dirayetli davrandığım kesin. Boşuna bir çaba olsa da. Kitabın bana kattığı hiçbir şey yok, gerçi öyle bir iddiası da yoktu. Ama bir beklenti içerisine girmiş olmalıyım ki okumak bana çok boş geldi. Estetik bir kaygının varlığından da söz edemem.Yazarın neden yere göğe sığdırılamadığını da anlayabilmiş değilim. Bu kitabın anlattıklarını gazetelerde ya da gündüz kuşağı programlarında bulabilirsiniz. Farkı, bu kitap onlar kadar baş ağrıtıp uzatmıyor. Tavsiye eder miyim? Hayır. Bir daha okumaya çalışır mıyım? Hayır. Bu benim yorumum mu? Evet. Kurallı, düzgün bir inceleme mi? Hayır. Okumak ciddi bir iştir inancıma sahip çıkarak bu kitabı büyük bir törenle rafa kaldırıyorum. İsteyen varsa seve seve hediye edebilirim. Herkese iyi okumalarr.
Beni Onlara VermeTarık Tufan · Profil Yayıncılık · 20176bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2021 25. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2021 23:42
Yazarın vermek istediği dehşet duygusunu anlıyorum, kurgunun içine girip baktığımda kasabanın lanet ilgisizliğini hayır. Herkes ne olacağını biliyor, katiller belki de kendilerine engel olunması için herkese haber veriyor ama kasabanın uyuşuk ve aptal halkı eğlenmeyi düşünmeye devam ediyor. Kurgusunda uyumsuz bir nokta fark etmedim, vermek istediği mesajı veriyor ama bir daha dönüp bakacağım bir kitap olmayacak kendisi. Seçtiği konu yazarın çocukluk döneminde tanık olduğu bir olayın varlığından kaynaklanıyormuş, bir incelemede öyle okumuştum. Büyüyünce insanları bu dünyanın içine çekecek, yaşadıklarına tanık kılıp duygularını paylaşacağı yol da bu anlatımdan geçiyor pek tabii.
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,4bin okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2021 23. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2021 21:54
Camus bu kitabı 22 yaşında kaleme almış, bense 22 yaşımda ancak tanıştım kendisiyle. Eskiden kafamı kurcalayan, içimde sızıyla karışık boşluğa sebep olan, hayatıma yön veren bir çok duygu/durumuna değinmiş. Hem de 70 sayfada! Az ve öz ve güzel. Beğenerek okurken anılarıma dokunmadı diyemem, bu kitabı anlamayı istemezdim belki de emin bile değilim. Duygusallıkla kendimden behsetmektense kitaba gelecek olursam, bilinçle ve açıkyüreklilikle tavsiye ederim. Derin bir umutsuzluğa sürüklenen insanın içinde yaşama sevgisinden başka ayakta kalacak bir şeyin olmadığını söyleyen yazara hak verdim. Ama yine de kuşkuluyum. Belki de, henüz, onun kadar derine batmamışımdır.
Tersi ve YüzüAlbert Camus · Can Yayınları · 20197,1bin okunma
Puan vermedi·90 syf.··
2021 21. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2021 16:33
Attila İlhan'ın şiirlerini oldukça seven biriyim ama ama bu kitabında yer alanlar için damağımda nasıl bir tat bıraktığını tarif etmekte yetersiz kaldığım şu anda sadece çok beğendiğimi söyleyerek geri çekiliyorum. Bir de kitaplarında en sevdiğim yönü sonunda yer alan şairin notları. Hangi şiiri nerede, hangi olay üzerine yazmış olduğu gibi detayları vermesi ona bir adım daha yaklaştığımı hissettiriyor. Bazı şiirlerini bestelediklerini de bu notlardan öğrendim. Neredeyse kitabın yarısını paylaştığım için bir de üzerine spoi vermeden, kısaca şunu söyleyebilirim: Attila İlhan'ın şiirlerini sevip de bu kitabını okumayan varsa ben öneririm, beğeneceğinizi düşünüyorum. Herkese iyi okumalar
Yağmur KaçağıAttila İlhan · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20204,897 okunma