Frantz Fanon 1961 yılında, 36 yaşında iken ölmüş devrimci psikiyatrist olarak tanınan bir insan. Bir ara biyokimyaya da ilgi duymuş bu psikiyatrist felsefe ve siyasetten de geri durmamış çok iyi bir gözlemci.
Kitapta, Frantz Fanon'un Fransa sömürgesi altındaki Cezayir'de klinik deneyimleri, halkın psikolojik rahatsızlıklarındaki nedenlere ve tedavilerine yaklaşımına dair pek çok bilgi mevcut. Tedavide ilk olarak hastalarda görülen şiddetli belirtilerinin giderilmesine değil hastanın sosyal çevresine, ailesine odaklanışıyla da bir çok sorunun üstesinden gelmiş aklımda kaldığı kadarıyla. Sosyoterapiye ne kadar önem verdiğini de okuyan kişiler görecektir. Tedavi etme arzusunun cezalandırma isteğinden kuvvet bulduğunu okuduğumda oldukça şaşırdığımı söylemeliyim.
DSÖ tarafından görevlendirilen doktorun "Alger ekolü"nü sunması da ayrı bir olay... neyse.
Bu arada Blida Hastanesinde başhekimken ayrılmak için yönetime verdiği istifa mektubunda yer alan ifadelerde kendi ülkesine, Fransa'ya karşı insanca bir bilinçle hareket ettiğinden dolayı sınırdışı edilmiş bir insan. Büyükelçiye yazdığı bu mektupta açık açık fikrini söylemiş. Mesela "Peki ya Cezayir'in durumu? Sistemli bir insanlıktan çıkarma hali." gibi ifadeleri var. Burada çalışırken vicdanıyla yaşadığı uzun çatışmalar sonucu devrime etkin destek veren biri oluyor.
Psikiyatri kısmı kabul etmeliyim ki beni çok zorladı, fazla yoğun geldi. Oldukça uzuuun bir zaman kitaba dokunmadım bile. Birazcık ilgisi olmayan birinin okuyacağını sanmıyorum. Ama siyasi kısmı, ifadeleri oldukça akıcı. Muhtemelen bilimsel terimlerin nispeten azlığından böyle düşünüyorum.
Cezayirde başlayan 6 yıl süren bağımsızlık mücadelesinde yaklaşık 1 milyona yakın Fransız askerine halkın gerilla kuvvetleriyle karşı koyması, yılmaması, devrimin