Bu fani dünyada ebedi olmaya layık ne kadar an ve saniye vardır. Gökte seherin renkleri, yerde yaldızlı bir sabah, çiçeklerden bir gelin odası, kuşların nağmesiyle alkışlanan ilk âşıkane öpücük edebi olmaya layık değil midir?
Her şeyin tamam olması ve kendimi daha az yalnız hissedebilmem için, idam günümde çok seyirci bulunmasından ve bunların beni hınç dolu haykırışlarla karşılamalarından başka isteyecek bir şeyim kalmamıştı.
“Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi
taşınacak suyu göster, kırılacak odunu
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin
tütmesi gereken ocak nerde?”
İsmet Özel