Meltem Zariç

Meltem Zariç
•Korfulamu- Xenitis- Argathini
Vasat bir kitap
5/10
·206 syf.··
2025 13. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2025 23:11
Her kitaba 8 puan vermeyi ihmal etmeyen bonkör 1k okuyucuları. Yine elini korkak alıştırmamış. Üzgünüm ama ben adil davranacağım. Arkadaş hediyeleşmesi için naif ve tatlı bir seçim olabilir. Keza bana da öyle geldi kendileri. Muhattabına seslenme, dertleşme niteliğinde. Özellikle okuma serüveninin başında olan kişiler için ideal bir seçim. Fakat kitap zamanı için ilginç bulunabilse de günümüz için bence son derece sıradan cümlelerle döşenmiş. Tasavvufun henüz eleştiriye kapalı olduğu ve salt güzellemesinin yapıldığı dönemlerden kalma. Buram buram basit düzeyde tasavvuf güzellemesi kokuyor. Çok çiğ cümleler. Hitap ettiği kişiyle paylaştığı cümleleri bazen 15 yaşındaki bir çocuk yazmış gibi hissettim. Üstelik kitabın yarısı alıntı. Abarttığımı düşünenler sade ilk 10 sayfayı okurlarsa görürler . Bir başkası zamanında bir şeyler dememiş olsa Ali Ural yazacak cümleler bulamayacakmış. Sağolsunlar. Yazarın bunlara teşekkür borcu var. Vesselam..
Posta Kutusundaki MızıkaA. Ali Ural · Şule Yayınları · 202022,9bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Hayalimi Kırdı
6/10
·140 syf.··
2025 5. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2025 22:06
Burada popüler veya edebiyata mal olmuş yazarları ve kitaplarını beğenme baskısını hissediyoruz. Buna yenik düşmek istemiyorum. Nilgün Marmara’nın okuduğum ikinci kitabı. Ve üzülerek söylüyorum ki bu denli beğenilmesini abartılı buldum. Sosyal medyaya düşmüş afilli birkaç mısrası var. Kuş kondurmaktan yollarda bi hal olmuşlar. Bundan hevesle çoğu kişi kendisini okuyor. Helalinden beğenenlere lafım yok. İleride fikrim değişir mi okudukça bilmiyorum fakat göklere çıkartılmasını henüz çözemedim. Evet sevdiğim dizeleri yok değil. Sevmediğim yanı ise kesinlikle kelimelerle olan ilişkisi. Şiirlerinde ki çoğu kelimeyi dilin sınırlarını zorlayayım derken yapay bir ittirmeye gitmiş hissi verdi bana. “Eytişimsel, yengi, yansı, kösnül..” gibi gibi sözcükler beni sarmadı. Schopenhauer “Okumak, yazmak ve yaşamak üzerine” adlı kitabında kelimeler oyuncak değildir, dil insanı çarpar der. Tam olarak bunu hissettim. Yazarın ismini görmesem ortalama, meşhur olma gayretinde, aşırı dramatik bir şairin dizeleri derdim. Ilgın bir sabaha uyanmaya çalışıyordum tarzındaki cümleler benim şiir zevkime uygun değil. Yaşlanıyorum sanırım. Romantik yanım çürüyor. Ne demişler. Okuyana mani gerekmez. Ya da olunmaz. Hangisiyse ona kuş koysunlar yerini bilelim.
Daktiloya Çekilmiş Şiirler (1977-1987)Nilgün Marmara · Everest Yayınları · 20184,772 okunma
Almayın ama Aldırın
5/10
·140 syf.··
2024 13. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2024 20:48
Bir an önce bitmesini beklediğim bir kitaptı. Meraktan değil sıktığından. Katıldığım okuma grubunun kararının mecburiyetiyle okudum. Livaneli güzellemesi yapmayacağım. Kendisinin dünya görüşünde bende olan ortak noktaları mevcut. Kendimi hiçbir zaman bir sağcı olarak tanımlamadım. Ama bu demek değildir ki tüm sol taraftarlarını sırf sol diye romantize edicem. Livaneli’nin daha önce “Kardeşimin Hikayesi” kitabını okumuştum. Yine aynı hissiyatla bitirmiştim. Son derece zayıf bir kurgu ,bence zayıf, müthiş basit bir dil ,herkesçe kabulü var, ile yazılmış kitap. Benim için bir sürükleyiciliği dahi olmadı. Yeşilçamın farklı versiyonu olan bir yüzeysellikle sunulmuş çünkü. Kendisi her ne kadar daha yakışıklı dursun diye Hemingway’dan ilhamla yazdım dese de Sait Faik’ten ilhamla ,zannımca, bir Ege-Deniz-Balıkçı hikayesi kaleme almış. Bunu mülteci sorunu ile çırpıp tatsız bir kek olarak sunmuş. Üslup çok basit. Bu basitlik kusur olmaya kadar gitmiş. Çoğu cümleyi üstünde iki kere düşünmeden yazdığına eminim. Bu yüzden sırf öykü için bile bence okunmaz. O zaman kitap kim için derseniz, kesinlikle kitap okumaya yeni başlayanlar için. 13 yaş üstü diye de daraltabilirim. Hiç kitap okumayan birine gönül rahatlığıyla bu kitabı önerebilirsiniz sevgili okurlar. Almayın ama aldırın. Kitapla kalın..
Balıkçı ve OğluZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202436,5bin okunma
8/10
·123 syf.··
Beğendi
·
2023 17. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2023 16:55
Kitapla ve yazarla Eylül Türk sayesinde tanıştım. Kendisi kitabın alıntılarını paylaşırken ilgimi çekmişti kitap. O da bu merakım karşısında zarafetini gösterip bana hediye etmek istedi. İyi ki de elime geçti. Tekrardan bana keyifli öykülerle zaman geçirme fırsatı verdiği için teşekkür ederim.. Kitap 18 öyküden oluşuyor. Birbirinden bağımsız gibi görünse de okudukça birbirleriyle olan bağları, temaları fark edebiliyorsunuz. Peş peşe olan öykülerde bu ortaklıklar daha da belirgin. Hayattaki, kişilerdeki ve duygulardaki ufak detayların peşine düşmüş Gülnaz hocam. Kuvvetli bir gözlem yeteneği olduğunu belirtmeliyim. Bireyin bilinçaltını konuşturma da çok iyi yerlere varıyor. Özellikle “Şimdi Olmaz”, “Açık Kapı” ve “Yok Bir Şey” öykülerinde Atay’ın itirafçı, trajikomik üslubunu hissettim. Konular genel olarak yalnızlık, sancılar, büyümeler, insan ilişkileri, bilinçaltı konuşmaları, hayattaki ve kişilerdeki çarpıklıklar üzerine. En beğendiğim öykü hangisi sorusuna cevap bulmakta çok zorlandım. Çünkü teke indiremedim. Ama en beğendim pasaja karar vermede daha az zorlandım. Beni çok etkileyen bu bölümdü. Peltek Fısıltı öyküsündendi.. “Tanıştığımızda, bana niye böylesin diye sorarsa evvela bilmem derim, annem hiç bağırmamış beni doğururken. Yavuz’u bir avazda doğuramadım, derdi hep. Mahalle ebesi imamın karısı olunca, doğuran kadınların ağzına, eline havlu dolayıp sokuştururmuş bağırmasınlar diye. Sesleri kapı dışına taşmazmış hiç. Ebe, annemin içinden zor almış beni, dünyaya gelmemek için direnmişim, şimdi konuşmaya direndiğim gibi! Kadınları ayıp ipliğine bağlayıp onları sürekli çekiştiren birisi varmış o zamanlar, annem bağırsaydı o gün su gibi konuşan bir çocuk olabilirdim belki ya da küçükken şirin gelen bu konuşmam da bir tuhaflık olduğu fark
Hikaye-Öykü
Bir Talanın SevinciGülnaz Eliaçık Yıldız · Şule Yayınları · 202347 okunma
Puan vermedi·52 syf.··
Beğendi
·
2023 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2023 19:50
Kitabı S. Ali hocamın çevirisini değerlendirme niyetiyle okumuştum. Fakat kitap ilerledikçe bu açıdan değerlendirecek yetkinlikte hissetmediğim için bu kısmına değinmiyorum özür dileyerek. Keza kitap ortalarına doğru beni o kadar şaşırttı ki çeviri hatalarından ziyade konusuna odaklandım. Hem dönemine hem de coğrafyasına göre çok ilerici fikirleri olan bir yazar. Bugün Ortadoğu ülkesi olduğumuzu reddettiğimiz halde bırakın Ortadoğucu fikirlerin ilerisinde olmayı Afrika’nın bile gerisindeymişiz. Thomas Sankara(yazar) 1983-1987 yıllarında Burkina Faso’nun devlet başkanlığını yapmıştır. Genelinde Afrika’nın, özelinde Burkina Faso’nun kurtuluşu için söylev niteliğinde yazılmış bir kitap. Bu kurtuluşun mihenk taşı olarakta kadınları görüyor. Epey feminist, nasihatvari bir üslubu var. Zaman zaman kitabı yazanın bir er kişi olduğuna inanmakta zorluk çektim. Kadınlara kendi güçlerinin farkında olmalarını; erkeklere ise köstek olan tavırlarını terk edip eşlerinin, kızkardeşlerinin, kız çocuklarının, annelerinin ne denli önemli olduğunu ve bu kurtuluş mücadelesindeki yerini hatırlatıyor. Çevirinize sağlık..