Mebrure, kendi iffetine, namuskarane mukavemetine emindi, fakat şunu biliyordu ki; her insanın zaafları ve iradeden mahrum kaldıkları zamanlar var, çok vardır. Her insan bu zamanlarda bir manyetizmacı karşısında şuurunu kaybeden hastaya benzer, kendine malik değildir, düşünemez, düşünsede tabiî zevkleriyle mücadele edemez, mücadele etse de galip gelemez… Bu zaaf saniyelerini tanımayan kadın var mıdır?
İnsan, tabiatın içinde bulunan, ama tabiattan daha üstün değerlere sahip olan bir varlıktır. Bu değerler bir taraftan insanın tabiatta yalnız olmasına, garip ve sürgün olmasına yol açarken, diğer taraftan onu garip, gurbette, sürgün yalnız maddi tabiatla uyumsuz kılan değerler, insanın tabiata egemen olmasına sebep oluyor. O halde insan tabiata doğal olmayan hâkim bir varlıktır.
O zaman köle özgürdü, ama şimdi “özgür köle”dir. Bu ne anlama geliyor? O zaman ben bir efendinin kırbaç ve kendirinin darbeleri altında tutsak ve esir iken, “ben şunu istemiyorum”, “bunu seçiyorum”, “şunu tercih ediyorum” diyordum, efendi ise izin vermiyordu. Ama şimdi benim seçme özgürlüğüm var lakin efendinin benim için belirlediği şeyi seçebiliyorum. Yani kendisi benim irademi meydana getiriyor ve ondan sonra da hadi şimdi seç diye beni özgür bırakıyor.