Hayatımızda en az bir kere de olsa ölümü, intiharı, nasıl ölmek istediğimizi merak etmiş ve bunu yapmayı istemişizdir bence. Ölümün tek kurtuluş ve rahata ermek olduğunu düşünürüz bazen. Peki bunu düşünürken ve yapmak isterken gerçekten içinizden geçen şeyler nelerdir?
Umutsuzluk, boşuna yaşıyormuş hissi, hayatta uğraş verip başaramadıklarımız, mesleğimizde başarısızlık, ailemizden yeteri kadar değer görememek, sosyal çevremizdeki ilişkilerin sahte gelmesi, aşk hayatında başarısızlık, yaşamak için bir motivasyon kaynağımızın olmaması vs.vs.
Peki tüm bunların sonucunda tek çözüm yolu ölüm, intihar mıdır? Neden düşüncelerimiz bize tek çıkış yolu olarak ölümü sunar?
Çünkü hayata tutunmaya çalışmak, içimizdeki umudu taze tutmak, motivasyonumuzu yüksek tutmak daha zor gelir çoğu zaman. Bu yüzden de pes etmek, gardımızı düşürmek daha kolay gelir.
Ve intihar bu düşünce denizinde boğulanlar için en kolay çözüm.
Veronika intiharı tek çözüm olarak gören genç bir birey. İntihar girişiminden dolayı bir akıl hastanesine kapatılır. Ve orada kendi gibi insanlarla karşılaşınca kendini tanıma yolunda önemli yol kateder.
Kitaptaki diğer karakterlerin hikayeleri de oldukça dokunaklı ve hayatın içinden örneklerdi. Maria, Eduard... Onların hikayelerini de çok sevdim.
Kitap genel olarak güzel ilerledi ama bir şeyler eksik gibiydi. Farklı bir son beklemiştim ama yine de kötü değildi. Tavsiye edilir.