Stêra

Stêra
@_sunaylmz
Gula bidin gul nasa
615 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·204 syf.·
2026 3. kitabı
Peyami Safa’nın yanlış Batılılaşmayı ele aldığı, hafif üslubuyla olay akışı okuyucuyu saran güzel bir kitaptı. Kadını bütünüyle eğlenceden alıkoymayan nazik bir üslup takınan Peyami Safa Doğu-Batı sorunsalını işlemiş.
Sözde KızlarPeyami Safa · Beta Kitap · 201611,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·160 syf.·
2026 2. kitabı
Yazara ait üç kitabı daha önceden okumuştum. Güzeldi diyebilirim bir şekilde. Tabii insan fikri zamanla değişiklik gösterdiğinden midir ya da gerçekten bu kitap diğerlerine göre sığ bir anlatımla mı kaleme alınmıştı bilemiyorum. Kendi naçizane fikrimi belirtecek olursam konu olarak da anlatım olarak da basit kalmış diyebilirim. Daha güzel bir dünyada görmek isterdim açıkçası kendimi.. emeğe saygım muhakkak var o yüzden kalemine sağlık diyelim..
JamalSelahattin Demirtaş · Dipnot Yayınları · 2025872 okunma
Dar Ağacında Üç Fidan
Puan vermedi·288 syf.·
2021 21. kitabı
Erdal Öz ile ilk tanışmam bu kitap ile oldu. Müthiş bir başlangıç yaptığımdan eminim. Kutsal bir kitap yazdığı şüphesiz. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının direndiği o günlere, yaşananlara okuru rahatlıkla götüren bir dili, akıcı üslubu kitabın içeriği dışında ayrı bir başarı. İçeriğe spoiler vermeden değinmem gerekirse, Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan'ın baş koyduğu o kutsal yolda yaşananlar, şahısların ağzından çıkan sözlerle kaleme alınmış. İçimi yakan sayfalar oldu. Kitabı okurken dağdaydım, savaştaydım, tünellerde, planlarda, hapishanede ve dar ağacında idam edilen üç gencin seyrindeydim. Hıçkırıklara boğulduğum oldu. Müthiş, eşsiz, kutsal bir kitap diyebilirim. Okumanızı mutlaka tavsiye ederim. Okuyacaklara ve okuyanlara selam olsun.
Gülünün Solduğu AkşamErdal Öz · Can Yayınları · 20217,6bin okunma
10/10
·360 syf.·
2021 16. kitabı
Mehmed Uzun 'a hayranlığımı katbekat arttıran, okuduğum kitaplar arasında en üst sırada yer alan, beni benden alan, yer yer ağlatan, heyecanlandıran, kızdıran, üzen, tedirginleştiren, korkutan, ürküten, içimi acıtan kitap; Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık. Kitap bir roman ve bu romanda çok eşsiz bir biçimde Baz ve Kevok'un başından geçenler anlatılıyor. Hatta Mehmed Uzun bunu bizzat okura yaşattırıyo desem abartmış olmam. Bu roman Mehmed Uzun'un romancılık serüveninde bir dönüm noktası. Böyle şaheser bir kitabı yorumlayabilmek için kelimeleri öylesine özenle seçmek gerekir ki... Aksi halde kitaba, yazara yapılan saygısızlık bir yana, vicdanı sızlar insanın, çünkü hak yemiştir, hakkını vermemiştir diye düşünüyorum. Kevok ve Baz... Diğer ülkenin (Kitapta, Kürtlerin bulunduğu bölge için kullanılan terim) evlatları onlar. "Ötekileştirilenler" in evlatları. Bizden yani, benden. Evet kitap başlı başına Kürt tarihinde çokça yaşanan olaylara el atmış durumda. Uzun'un Yitik Bir Aşkın Gölgesinde kitabında da yaptığı seçim gibi bu kitabın bir bölümünde yine halkını seçiyor. Ve çok ayrı bir mesele olan anlatış biçimi. Çevirenin (Muhsin Kızılkaya) de elbette büyük emeği ile öylesine akıcı bir anlatış var ki, öylesine hafif bir üslup, öylesine bizden bir dil.. Müthiş bir kurgu, eşsiz bir örgü.. Bu kitaba şöyle ufak bir eleştiri yapabilmek için en az bu kitap kadar eşsiz onlarca kitap okumak lazım şüphesiz. Gerçekleri konuşan kitap... Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık, Uzun'un cezalandırılmasına sebep olan kitap.. Cahilliğimi hoş görün, pek bir şey diyemiyorum.. Uzun'un sözlerini tekrarlamakla yetineceğim. "Kimse düşüncelerinden dolayı cezalandırılmamalı."
Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi KaranlıkMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 202010,9bin okunma
Puan vermedi·207 syf.·
2021 14. kitabı
Leylim Leylim için "Ahmed Arif'in Leylâ Erbil'e yazdığı mektuplardan oluşan bir kitap." diye bahsedersem nelerin hakkına girmiş olurum bilemezsiniz, şayet okumadıysanız kitabı. Bir aşk kitabı desem yetersiz, bir dostluk kitabı desem eksik, bir yoksulluk kitabı desem yarım...ne dersem diyeyim hakkını veremeyeceğim bir kitap olacaktır. Ahmed Arif sevmiş... Ne çok sevmiş diyemedim çünkü o Leylâsına, sana olan aşkıma bir ölçü bulamıyorum diyor, benim ne haddime ki burda onun kutsal aşkını derecelendireyim . Kelimeler son derece kifayetsiz kalıyor Ahmed Arif'i anlatmakta. Okuyunca beni çokça iyi anlayacaksınız. 'Fizyolojik bir yapı olarak öteki insanlardan bir ayrımım yok' der ve koca yüreklilikle ekler "Lâkin dünya dünya olalı kimselerin benim gibi sevdiğini ve sevebileceğini sanmıyorum." diye bitirir. Başkası kursa aynı cümleyi ukala, egoist deriz. Ama Ahmed Arif demiş, az bile demiş. Öyle ki "Seni Tanrı gibi değil, Tanrı kavramını Leylâ gibi seviyorum" diyip kutsallaştırmış sevgisini. Ahmed Arif'i anlatmakta yetersizim, tüm benliğimle yarım, eksik.. Kitabı için cümleleri bir araya getiremiyorum. Bitirince kendimi Ahmed Arif tarafından terkedilmiş gibi hissettim. Sanırım mektupları fazla benimsedim:) Ben ki 29 yaşındayım ama binlerce yıldır seni arıyor, hasretini çekiyorum, diyor. Başkaca laf söylenemez üstüne. Mutlak okunacak bir kitap, bu konuda tereddüt etmeyin. Son olarak eklemek istiyorum, bir arkadaşımla Ahmed Arif'ten konuşurken "25 kuruşun en naif sahibi" demişti. Çektiği yoksulluğu, yüreğinin güzelliğini bir cümlede toplamıştı aslında. Evet dünya malından yoksun ama gönlü büyük, gönlü yüce bir insan Ahmed Arif. Dilerim güzel sever, güzel seviliriz. Kelamla dökemediklerim içimde kalsın, sizlere keyifli okumalar
Leylim LeylimAhmed Arif · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201318,6bin okunma
Reklam