Daha şimdiden başka bir dünyaya aitmiş gibi duyumsuyorum kendimi, çevremi kuşatan her şeyin, geçmiş, bitmiş, artık benim hiç ilgimi çekmiyormuş gibi dile getirilmez bir görünüşü var.
Bu tür değişikliklerden, yeniliklerden bıktım artık. Kaç kez zavallı ruhumu özene bezene fırçaladım, kaç kez beynime yeni bir renk verdim! Kaç kez yüreğimin karışıklıklarına yeniden düzen verdim! Kendime yeni giysiler yaptırdım, yeni ülkelere yolculuk ettim, yeni kentlerde kaldım, ama içimin derinliklerinde kalan, hep kalan bir şeyin varlığını duyumsadım, ben olan, her zaman benim kendim olan, yüzeyde, ses, hava bakımından değişen, ama sonsuza dek, yorulmak, eğilmek bilmez bir bekçi gibi kalan bir şey.
Sisten ve rüyadan ibaret olan bu dünyada 1914 yılında yayınlanmış bu "Sis" isimli kitap, beni şaşırtan ve farklı kurgusal yapısıyla etkileyen kitaplardan biri oldu. İspanyol edebiyatına yön veren Unamuno'nun sanatına bu kitabıyla konuk oldum. Roman olmasına rağmen tiyatro izliyormuşum veya Shakespeare okuyormuşum gibi hissettirdi. "Bu ne kararsızlık böyle." diye yer yer karaktere şaşırsamda aslında hepimizin içinde olan "seçmenin zorluğunu" anlatan ve sevme yetisini farklı bir konseptte sunan ilginç bir kitap olmuş. Aslında dram anlatırken çoğu diyalogda beni güldürmeyi başardı. Betimlemenin fazla olmadığı (bu benim için daha iyi), çoğunlukla diyalog şeklinde gelişen tekniği var. Varoluşsal sıkıntılar insanı sıkmadan ancak böyle anlatılabilirdi. Unamuno, yaratıcının kaderimiz üzerindeki etkisi ile bir yazarın bir roman karakterinin kaderi üzerindeki etkisini harmanlayıp sonuca ulaştırmış. Çıkar ilişkileri, sevginin gücü, sevginin sömürülmesi gibi ana konular güzel bir şekilde yansıtılırken, köpek olan Orfeo'nun rolünün bile çok iyi konumlandırılması usta işi olmuş. Tekrar açıp okumak istediğim kitaplardan biri oldu. Tavsiye ediyorum. İyi okumalar.
SisMiguel de Unamuno · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20236bin okunma