- Düşünsene: Seni de sinirlendiren bazı haller, fikirler, insanlar yok mu hiç?
- Var tabii.
- Saadetini ve neşeni onlara borçlusun. Sana mücadele zevkini veriyorlar. Ve aradığın şey zaferden evvel, bu zevktir.
Amerika'da, doğduğu günün yıldönümünde şerefine verilen ziyafette, bu milyonerimiz, kendisine çekilen tebrik telgraflarını kâtibine okuturken, davetlilere, okuma bilmediğini itiraf etmiş. Hâzırun arasındaki Amerikalı sanayicilerden biri sormuş:
"-Okuma bilmediğiniz halde bu kadar muvaffak oldunuz, ya bilseydiniz ne olurdu?"
Yahudi zenginimiz, gençliğinde işsiz kaldığını anlatmıştı. Bir tavsiye bulup hamamhaneye başvurduğunu, fakat okuma bilmediği için oradaki münhal katipliğe tayin olunamadığını anlattıktan sonra:
" - Okuma bilseydim, şimdi, aranızda bulunmak şerefine sahip olamazdim. Çünkü hâlâ hamamhanede kâtiptim!" demiş.
Okurlarını büyülüyor. [Talat Harman]
"Neden bunu kitabın kapağına ekleme gereği duymuşlar ki. Böyle abartılı bir yorumu kitap isminin hatta yazarın isminin üstünde tuttuklarına göre Talat Harman yazarın yakın arkadaşlarından biri olmalı."
Özür dilerim Zülfü Livaneli. Bu düşüncelerle başladığım kitabınızı büyülenerek bitirdim.