Bana ne mutlu ki kalbim, sofrasına kendi yetiştirdiği lahanasını taşıyan, ama sadece lahanayı değil, bütün o güzel günleri,sebzelerini fidelediği sabahı, onları suladığı ve büyümelerinden sevinç duyduğu akşamları, masasına taşıyan ve her şeyi bir çırpıda tekrar tadan insanların basit, zararsız sevincini duyabiliyor.
Her sene üç dört ay köylerde kasabalarda dolaşarak onların arasına katılıyor, ancak o zaman sahiden yaşadığımı, sahiden yaşayan insanlar arasında olduğumu fark ediyor ve senenin diğer aylarında bundan kuvvet alarak çalışıyordum.