Bu yüzden değil mi Rabbim senden gelen yasaklar "yapma" ile değil "yaklaşma" emri ile başlar. Yaklaşırsam eğer yapmam diyemem. Üstelik yaklaşırsam eğer yapmamayı da dua edemem. Daha kolay olan "yapma" değil "yaklaşma".
Okuduğum bir kitapta "Gönül ya oralıdır ya buralı" diyordu. Kanaatimce bir de yaralılar var. Ama önce oralıları anlatalım. "Oralılar" dünyada yaşar fakat dünyayı yaşamazlar. Onların kalbi öteler için atar. Dertleri, mihengleri, ölçüsü öteler içindir. Tercihlerini net bir şekilde ortaya koyar ve öyle yaşarlar. Buralılarınsa ötelerle hiçbir alıp veremedikleri yoktur. Dünyayı yaşar, günlerini gün eder, kâm alırlar dünyadan. Daha çok paraları, daha güzel evleri, daha iyi arabaları oldukça mutludurlar. Hayalleri de planları da burası içindir. Bir de yaralılar var. Yani ne oralı ne buralı olabilenler. Çoğu neyin ne olduğunu bilir hatta tercihini yaptığını zanneder fakat yapamaz. Tercih yapamamanın bedelini ise iç huzurunu kaybetmekle öder. Ne buralılar gibi vitrinlere keyifle bakabilir ne de oralılar gibi gecelerini ihya edebilir. Erdem Bayazıt "Derviş olamadın ey kalbim. Ama yeterince başıboş da kalamadın" derken sanki kendine, bize, bütün yaralılara seslenmektedir.
İlknur KÖKEN
Derman arardım derdime, derdim bana derman imiş
Bürhân arardım aslıma, aslım bana bürhân imiş
Sağ-u solum gözler idim, dost yüzünü görsem deyu
Ben taşrada arar idim, ol can içinde cân imiş
Niyâzî-i Mısrî