İlknur

İlknur
@_withvera_
İncelikli hayta
Hayatım boyunca hep bir yere bir şeye birine ait olmanın birazcık olsun ait hissedebilmenin özlemiyle yaşadım. Hep çok özendim sağlam kökleri olanlara, kendinden başka dayanabilecek dağı olanlara, hayatın zorlukları karşısında öyle kolay savrulmayanlara. Doğduğum evde huzur bulamadığımdan mı oradan kaçıp yurtlarda büyüdüğümden mi her an valizi toplayıp gidebilirmiş gibi kapıya yakın oturdum hep. Bu hayatta belki en çok istediğim şey bir yere ait hissedebilmek olsa da bi o kadar korktum bir yere ait olmaktan. Çünkü insan hep alışık olduğunu seçer. Öteki türlüsünü bilmediğinden. En ufak pürüzde kimsenin geçemeyeceği koca koca duvarlar örüp kendimi korumaya aldığımı düşünmem bundandı. Kimseye istesem de güvenememem, kimseye içimi açamamam. Öyle ya yirmi yıllık yalnızlık bir yerde alışkanlık. İçimdeki bu bir yere ait olma isteği yüzünden bir kere sevince her şeyi gözden çıkarabilecek kadar çok sevdim hep. Allah'ı, vatanı ve gönlümde yer verdiğim diğer her şeyi. Türlü ideolojiler aradım kendime türlü başarılar. Hepsini tam bir adanmışlıkla sevdim. Belki ait hissetmek için. Sonra kendi kendimi nasıl baltaladığımı gördüm. Ait hissetmekten, bağ kurmaktan esasında onların gün gelip kopmasından aslında ne kadar korktuğumu bu yüzden kaçtığımı türlü hatalar yaptığımı. Çünkü düşmeden düşerse diye korkmak bizim hayatımızın tuğlasıdır nitekim hep de korktuğumuzla sınanırız.En sonunda ben de anladım insan her şeyden önce kendine ait olmalıymış.Bu kadar korkmamalıymış yara almaktan, güvenmekten, bağ kurmaktan, ait olmaktan. Acı kaçınılmaz çünkü yalnızlık da ki ikisi de bizim aşina olduklarımızdandır. Velhasıl insan ne kadar istese de kendinden bir adım öteye gidemiyor. En sonunda dönüp dolaşıp kendine çarpıyor.. Bazı şeyleri anladıktan sonra da artık eskisi gibi de olamıyor. 11.11.25
İnsan ve Duygular
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Gençtim, sevdalanmıştım. Bir çift gözü görebilmenin derdi göğüs kafesimde bir kuş olurdu. Bacaklarım gönlümde büyüttüğüm sevdayı taşıyamadı. Suç gönlümün. Hissettikleriyle ne yapması gerektiğini bilemedi. Dedim ya gençtim, henüz kendimi bile tanımayacak kadar genç hemde. Bir derde iyi gelme düşüncesi gözlerimi doldururdu. Göğsümdeki ağrı anlatabilirsem hafifler zannederdim. Anlaşılmak için çırpınır dururdum. Gençtim, öfkem denizleri kuruturdu. Heyecanım gökte uçurtma sancısı olurdu.Gençtim ve her şeye rağmen güldüğüm zaman gözümün içi de gülerdi. Hüznüm de kederim de sesimden anlaşılırdı, gizleyemezdim. Gençtim, özür dilerim.
1000Kitap
Sınavları bitirip memlekete döndüm. Lisede kaldığım yurttaki oda arkadaşlarım beni otogarda karşıladılar. O kadar duygusaldı ki hocam çok seviyorum ya.Hatırladın mı Ali abi bugünlerin hayalini kuruyorduk hep beraber:)
Hayat
Ne zaman bir köy türküsü duysam, şairliğimden utanırım. Bedri Rahmi Eyüboğlu
Şiir