Hislerini yazdıklarıyla anlatan insanlar, kendi yüreğinde içten bir dilekle gerçek bir yazar olabilmeyi dilerler. Fakat "Yazar olmayın, yazma eyleminin kendisi olun." der William Faulkner. Haklılığı yadsınamaz. Yazmak, kelimelerin ete kemiğe bürünüp senden bir parça olmasıyla gerçek bir sanat olabilir ancak. Kelimeler sadece mürekkepten dökülen harf yığınları değildir. Kendine yazar diyebilen insan, bunun farkında olan ve kelimeleri kendinden sayabilen biri olmalıdır. Kelimelerin bir ruhu, bir canı vardır. Yazar, kendi ruhundan parçalar pay eder onlara. Bu yüzden ufak dahi olsa ruha iz bırakabilen her hissin yazıda yeri vardır. Bazen bir korku, bir sevinç, hatta bir acı peyda olur satırlarda. Çünkü yazmak, hislerin ve düşüncelerin zihinde inlettiği kelimelerin düzenlenerek harf harf kağıda dökülüşüdür.