Yağmur

Yağmur
@_yagmur_
Bilinenin ve bilinmeyenin bir kıyısında kalmış da hiçbir yere geri dönememiş gibiyim. İlerlemekte güçlük çekerken kalmak imkansızlaşmış sanki..
Kocaeli Üniversitesi
Kocaeli - Eskişehir
Kıbrıs
658 okur puanı
Mayıs 2017 tarihinde katıldı
9/10
·200 syf.·
2019 7. kitabı
Es-Selam Dostlar... Cemil Meriç ile Ali Fuat Başgil’in tavsiye yazılarını okumam ile kitaplığıma kazandırdığım disiplinli çalışma,irade eğitimi ve ahlak üzere yazılmış bir eser… Yazarımız Julet Payot karakter eğiminin önemi ile başlıyor ve özellikle vurguluyor sağlam nitelikli bir eğitim ile karakterin değişebileceğini. Sonrasında başarı için en temel unsurun irade eğitimin olduğunu vurguluyor. Acaba bu eğitim nasıl sağlanır ve günümüzde iradeyi engelleyen unsurlar nelerdir? Eğitimci olarak yazarımızın başarısızlığımızın en büyük etkeni iradesizlik ( irade zayıflığı ) sözüne sonuna kadar katılıyorum. Derslere girdiğimiz zaman malumunuz üzere öğrencilerimizin en büyük sıkıntıları çaba göstermekten ve özellikle süreklilik gerektiren gayretten uzak kalmaları, nasıl verimli bir şekilde başarı sağlanır bilmemeleri… Neticesinde ise hasıl olan şu davranışlar şekilleniyor; Hantallık,rehavet,tembellik ve aymazlık. Soruyum niçin çalışmıyorsun; -Hocam canım istemiyor, cevabı en çok rastlanan zaaflık göstergesi diyebilirim. Peki bu süreçte bizler eğitimciler daha doğrusu büyüklerimizin payı ne? Maalesef ve maalesef dün sitede arkadaşlarla da istişaresini yaptık müfredat öğrenciyi gerçekten tanımaya veya değerlerini ortaya çıkarmaya yönelik değil. Sadece bilgiye dayalı bir sistem dahlinde hareket ediyoruz. Bir örnek veriyim; Öğrencim rapor aldı ertesi gün aynı kağıdı verdim ve arkadaşlarından soruları aldığı için 87 aldı. -Dedim ki olmaz bu haksızlık ki Cuma günü idi.Pazartesi gel yeniden farklı sorular ile sınav yapacağım. Dostlar! Sadece soruların yerleri değiştirdim ve aldığı not;57… Anladım ki bir konuyu fikri ne derseniz artık bütüncül olarak düşünmek ve gün yüzüne çıkarabilmektir asl olan. Yoksa lüzumsuz detaylar ile bilgi yığını ancak gerçekleri gizler ve tembellikle
Eğitim
İrade TerbiyesiJules Payot · Ediz Yayınevi · 201838,4bin okunma
Yağmur
Kitabı okumaya henüz başladım ve düşündüğüm ilk şey, bu kadar eski olan bir kitabın günümüzdeki hala güncel olan problemleri ele almasının ne kadar içler acısı olduğuydu. Şimdi sizin de bir eğitimci olarak deneyimlerinizin bu şekilde olması da beni daha fazla rehavete sürükledi... Yine de ne olursa olsun geleceğe karşı umudumu korumaya çalışmaktayım. İncelemeniz için teşekkürler.
Reklam
ŞU EVDEKİ KÜTÜPHANELERİ YIKMANIN ZAMANI GELMEDİ Mİ?
9/10
·147 syf.··
2023 8. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2023 02:36
Evde oluşturulan kütüphaneler hakkında hiç olumlu düşünmüyorum. Son zamanlarda gerek gerçek hayatta gerekse de sosyal medyada gördüğüm ev kütüphaneleri beni aşırı rahatsız etmeye başladı. Ara ara "başvurulmayacak" kitapların, kitaplıkta durmasını artık tıpkı bir ceset gibi görmeye başladım. Okunmaya bırakılmış ya da yıllarca sonra ikinci defa okunacak bir kitap hücre hapsine alınmış bir kitap gibi gözümde. Okunacak o kadar çok kitap varken kaç tane kitaba iki defa dönülür ki!? Bundan dolayı kitaplıklar da bir mezarlığa dönüşür gözümde. Kitaplarımın tümünü kütüphaneye bağışladım, aldığım kitapları da okuduktan sonra mutlaka bağışlarım. Çünkü kütüphanelerde bir sirkülasyon var. O kitap başkalarının elinde böylece hayat buluyor. Bu kararı ilk aldığımda bazı arkadaşlarım benden kitaplarımı istedi. Çok azına, okuduktan sonra kütüphaneye bağışlamak şartıyla onlara verdim. Okunmayacak kitaplara bakmak görsel olarak bir hava verebilir. Ki görenlerde de hayranlıkta uyandırabilir ve öyledir çoğu zaman. Gören vayy ne kadar da çok kitabın var. Yani ne kadar da bilgilisinin örtülü tarifi gibi. Ama bir ajandaya veya bir A4 kağıdını panoya ya da çalışma masasının bir köşesine okuduğun kitapaların ismini ve bitirme tarihini yazman kitaplık tablosundan çok daha verimli olduğunu görebilirsin. Çok basit bir şey aslında. Fakat egonun ve pintiliğin(bir de ek olarak ekonomik kriz var tabi) bu kadar revaçta olduğu bir dönemde bunu yapmak yürek ister. Bunu da ancak olgunlaşmış okurlar yapabilir. Ya da şöyle psikolojik bir zeminde ifade edecek olursam "entelektüel mastürbasyon*" hazzından kendini kurtarmış olgun insanlar bunu yapabilir. Umarım bu yazıyı okuyan herkes o olgunluğa erişir ve o kitap mezarlıklarına son vererek hem kendilerine hem de çevrelerine "daha" faydalı birer okur olurlar.
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,2bin okunma
Yağmur
Okuduğunuz o kadar kitaptan ve kendinizce eriştiğiniz "olgunluğunuzdan" bu kadar genellemeli konuşmamanızı beklerdim. "Üstteki yazı kitabın ana fikrini oluşturuyor, anlattıklarım öykülenmiş şekli" diyorsunuz fakat kitabı yazan yazar, Fakir Baykurt, sevgi ve yumuşak ifadelerle başlıyor hatta okurlarından da aynı şeyi bekliyor. Sanıyorum ki kitaba o kadar odaklanmışsınız ki kitabı yazan yazarın düşüncelerini ihmal etmişsiniz. Kitabı tekrar okumanızı en azından "sunuş" kısmına bakmanızı öneririm.
İnsan, yaşamıyla ilgili olarak çoğunluğun tercihlerini örnek alma zorunluluğunu hissetmemeli, aklı temel almalı, akla karşı duran kalabalıktan kendini kurtarmalıdır. Kendi içine çekilip yaşamı felsefe yoluyla düşünmeye başlayan insan, çoğunluğun, yeryüzüne özgü, aslında hiçbir değeri olmayan birçok gereksiz şeye değer verdiğini, bu yüzden onlardaki dışsal unsurlara dayanan mutluluk görüntüsünün sahte ve geçici olduğunu anlayacaktır.
Yağmur
Bu paragraf Seneca'nın bir eserinden çeviri ama sanki Kierkegaard okuyormuşum hissiyatına kapıldım. Meraklıları için Tanrı'ya İhtiyaç DuymakTanrı'ya İhtiyaç Duymak adlı kitapta sayfa 34'e bakabilir.