Bazen bir umutla, acı bir hasretle içimin en derinlerine bakarım. Onca insan, onca ses, koku, acı, sevinç, öfke, heves, dokunuş... topuklardan kirpiklere insanı gökkuşağına çeviren tutkular, denizin kıpkırmızı olduğu bir akşam, güneşin gamzelerinde battığı bir kadın,ışıklı çarşıların pervanesi kalabalıklar, buğday başaklarından başka hiçbir şeyin nefes almadığı bir sonsuz düzlük, sokaklardan yıldızlara yürüyen binlerce gencin lekesiz güzelliği, bakmakla görmek arasında kaybolmuş bir kızın zülüfleri…