Aykırı Yaşamak

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.226
Gösterim
Adı:
Aykırı Yaşamak
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
125
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752891715
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Aykırı Yaşamak
Aykırı Yaşamak
GÜZ VE YILDIZ

Günler yağmur alacasını giyindi
Bulutlar indiler yere birer birer
Sabahlar düşlerimiz kadar kısa
Akşamlar ömrümüzün garipsi yükü
Havada gurbet sürgünü türküler.

Herkes kendi yalnızlığında yitik
Erir bir suskunluğun tüneklerinde
Hangi el aralar hangi yüz girer
İçimiz sevgilere kapalı nicedir
Dışımız eğreti yalan giysiler.

Bu çat ayazlarda günsüz güneşsiz
Unuttu gülmeyi nicedir yüzlerimiz
Aydınlığı kirli sislerde silik
Kan sularda yüreğimiz umut gemisi
Bir kuzey yıldızında kaldı gözlerimiz.
1980 S
125 syf.
·10/10
Memleketimiz bir şairler diyarıdır. Binlerce yıllık geleneğimiz onların kalpleriyle aktarılmıştır nesilden nesile.Şiire burun kıvırmak mı dediniz? Olsun saygı duyalım herkese. Birilerinin yüzlerce sayfayla anlatamadığını birkaç dize, birkaç kelimeyle anlatan şairlerin pabucunu dama atmak ha?

Şükrü Erbaş. Sözün şefkatine kendini bırakıp, gölgesinde dinlenmek isteyenlerin sığınak olarak göreceği adamlardan. Şiir öldü ha? Şiir öldüyse bu yaşayan sen misin ey insanoğlu?

Bu kitap şu dizelerle açılıyor, başka hiçbir şey söylemese de yeterliydi aslında,

“bunalıyoruz çocuk bunalıyoruz
biçim veremediğimiz şeylerin
biçimini alıyoruz”

-Ben bunu zaten biliyordum, hı hı evet, ay ne romantik,şimdi laf mı bu,eee daha ne demiş, şiir okumak mı kaldı, nasıl nasıl ben o adamı tanımıyorum, ha evet geçen arkadaş söylemişti ama bilmiyorum aman banane, ben sevmiyorum öyle şeyler canım.-

Bir filozofla bir şairin ortak özelliği nedir? Kendimce cevabı; ikisi de yarayı gözümüze sokup bizi uyandırır. Ne diyor Şükrü abi,siz bunu biliyorsunuz değil mi peki hiç üzerine düşündünüz mü?

“aklı kalbinden utana utana
-yaşasa bile insan-
yaşamanın bir anlamı kalır mı?”

Siz hiç kalabalıkların arasında yürürken, bir topal bir aksak adamcağız görüp istemsiz adımlarınızı yavaşlattınız mı , utandınız mı sağlamlığınızdan? Bana oluyor öyle de bazen ondan diyorum. Bakın Şükrü abi ne demiş,

“bir adımı diğerinden kısa düşüyor
kısa düşüyor, bir topal
hızla yanından koştular
bu da bir acıdır”

Sonra “genelev mektupları “ diye bir şiir yazıp ortak olmasına ne demeli görmezden gelinen o kadınların hüznüne,

“giysiler alırım nedense
nerelerde ne zaman giyeceksem
bir eski alışkanlık işte
ilk gençlikten kalma”

Ve aynı şiire ekler şu dizeleri beni de mahveder, herhalde insanım diyen herkesi de,

“bir gün olsun pembe uykularımdan
mavi bir erkek
uğrun uğrun öperek
uyandırmadı beni”

Neler neler söylüyor, kırgın adamların incinmişliğiyle sonra ,

“dünyanın bütün suçlarını işlemiş
bütün yanlışlarını ben yapmışım gibi
yaptığım her işten tedirgin oluyorum
içimde sürekli bir horlanma korkusu
bir kekeme tutukluğu ürkek dilimde
en iyi bildiğim konuda bile
çekine çekine konuşuyorum
çekilip sonra kabuğuna küskünlüğün
kendime düşlerden sığınaklar kuruyorum”

Sonra diyor ki Şükrü abi “eğme kirpiklerini”,

“durup dururken eriyor yakınlığın
araya bilmediğim yollar düşüyor
ıpıslak dönüyorum bir uzun dalgınlıktan
soluk soluğayım soğuk odalarda
eğme kirpiklerini yüreğim üşüyor”

Sonra diyor ki,

“siz hiç duyarsız insanlara
şiirler sundunuz mu?”

Şükrü abi bana mı diyorsun yoksa, sunmaya çalışıyorum senin şiirlerini ama bilemedim ki duyarlı insanlar da vardır elbette, yok mudur? Son olarak “biraz da ölümü düşünün” şiirinden birkaç dize paylaşarak bitirelim.

“yaşamak sevgilerden alır gücünü
eğilin biraz da sevgilere eğilin
silin bencilliğin kara kirini
kalbinizin aynasından
o çok derinlerde yitik
temiz yüzünüzü görün
-
ölüm her şeyi bitirir bir gün
kimseleri, kimseleri incitmeyin
ölüm her şeyi bitirir bir gün
ömrünüz size kısa bir oyun
ölüm her şeyi bitirir bir gün
ardınızda güzel anılar koyun
sevgiden başka her şeyi
her şeyi bitirir bir gün
biraz da ölümü düşünün”
125 syf.
·5 günde
Erbaş'ın şiirlerinde konu bütünlüğü yok. Bazılarında şairin iyi bir çocukluk geçirmediğine,ki burada baba figürü de önemli, bazılarında ise bir kadına duyduğu aşka şahit oluyoruz. Şair bazı şiirlerinde ise toplumu eleştirirken bazılarında hayata dair pekçok şeyden söz etmiş.

Çok Değil Ki

Günüm seninle başlasın istemiştim
Çok değil ki..
Bir içten gülüşünle ışısın gecem
Uzun suskunlukların dilsiziydim
Sesin aksın istemiştim dupduru
Dağ suları gibi serin
Yüreğimin ölü topraklarına.
Kirpiklerin gölgelesin yüzümü
Gözlerin ömrümün göğü olsun
Demiştim, çok değil ki.

(Sayfa 95 - 7. Basım, Eylül 2004, Everest Yayınları)

Dar Odada Ömürler

Aldığımız emrin tonunda sesleniriz bir altımızdakine:
- Ümit hanım, yaşam dosyasını getirin bana
Sevgi sözcüğü çizili bir yazı olacaktı içinde hani
Yeri yoktur diye memuriyetin dilinde
Arşive kaldırılmıştı bir Eylül gününde.

(Sayfa 82 - 7. Basım, Eylül 2004, Everest Yayınları)

Çalışan Bir Annenin Sabahı

- Sen benim akşamsefamsın
Biliyor musun anne...
Güneşle birlikte biten bahçelerde
Böyle her sabah, her sabah yeniden
Yitirip rengini sessizce
Sevincini bir düş gibi gecelerde
Bitecek korkusuyla yaşadığım..

(Sayfa 117 - 7. Basım, Eylül 2004, Everest Yayınları)

*Özellikle "Çalışan Bir Annenin Sabahı" adlı şiir dikkatimi çok çekmişti. Çocuklar daha çok annelerine düşkün olur ve ondan ayrılmak ne kadar da zordur. Erbaş bunu ne de güzel anlatmış.

Sinema Kapıları XI.

Çocuk düşlerimi ezen evler değil
Sevgiler olmalı oda oda
Mutluluğu gülüşlerle köpüren

(Sayfa 56 - 7. Basım, Eylül 2004, Everest Yayınları)

** "Farklı Türleri Keşfet" etkinliği sayesinde ilk defa bir şiir kitabı okudum ve gerçekten çok beğendim. Etkinliği düzenleyen Necip G./Duvar/ ya çok teşekkür ederim.
Uzun uzun susuyoruz sözün kıyılarında
Hangi kapıyı aralasak bir uzaklık esiyor
Hiçbir düşünceyi sonuna dek götüremiyoruz.
- Böyle belirlenmiş sınırlar içinde Bir iç denetimle, bir dış denetimle
Konuşmasak da eski tadını yitirdi
- Düşler kuruyoruz yeniden gelecek üzerine Kaldırıp kirpiklerimizi ayak uçlarımızdan
Dağlara bakıyoruz, ufuklara, bulutlara...
- Ah, o insan yüreğinin değişmeyen tutkusu
Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim
Ne bir ortak sevinciniz kaldı sizi çoğaltacak
Ne bir içten dostunuz var acınızı alacak
Unuttunuz nicedir paylaşmanın mutluluğunu;
Toprağı rüzgârı denizi göğü
O her zaman bir insanla anlamlı
Tükenmez bir hazine gibi kendini sunan doğayı
Unuttunuz, gömülüp günlük çıkarların
Ve ucuz korkuların kör kuyularına
Daraldıkça daraldı dünyaya açılan pencereniz..
Yaşanmış ve yaşanmamış ne varsa sana ilişkin, dünya kadar bir yumruk olup oturuyor boğazıma..
Ne konuşmalarımızda tat kaldı
Ne susmalarımızda bir hikmet.
Olur olmaz şeylerden alınır kırar olduk,
Zamana benzedik iyice, çekilmesi zor..
Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim
Ne bir ortak sevinciniz kaldı sizi çoğaltacak
Ne bir içten dostunuz var acınızı alacak
Unuttunuz nicedir paylaşmanın mutluluğunu
Seni kendimden tanıdım çocuk ;
Yüreği sürekli çiğnenen bir yol
Gövdesi acılardan acılara köprü ...
Biraz öfke , biraz umut, çokça onur
Olan kendimden .

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aykırı Yaşamak
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
125
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752891715
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Aykırı Yaşamak
Aykırı Yaşamak
GÜZ VE YILDIZ

Günler yağmur alacasını giyindi
Bulutlar indiler yere birer birer
Sabahlar düşlerimiz kadar kısa
Akşamlar ömrümüzün garipsi yükü
Havada gurbet sürgünü türküler.

Herkes kendi yalnızlığında yitik
Erir bir suskunluğun tüneklerinde
Hangi el aralar hangi yüz girer
İçimiz sevgilere kapalı nicedir
Dışımız eğreti yalan giysiler.

Bu çat ayazlarda günsüz güneşsiz
Unuttu gülmeyi nicedir yüzlerimiz
Aydınlığı kirli sislerde silik
Kan sularda yüreğimiz umut gemisi
Bir kuzey yıldızında kaldı gözlerimiz.
1980 S

Kitabı okuyanlar 53 okur

  • Ayşe Bilik
  • Aynur Güneş
  • M.
  • Ferhan ışık
  • seda
  • yêşîm ;
  • Kulilk
  • Aydan Baran
  • Mehmetali yaman
  • Hakan Büyük

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.8
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%23.8
25-34 Yaş
%61.9
35-44 Yaş
%9.5
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%65.4
Erkek
%34.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%52.9 (9)
9
%17.6 (3)
8
%5.9 (1)
7
%11.8 (2)
6
%5.9 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0