Gözüne GözlükAziz Nesin

·
Okunma
·
Beğeni
·
743
Gösterim
Adı:
Gözüne Gözlük
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
145
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759038137
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesin Yayınevi
-Nasıl olur, daha bir ay önce diyoptri vardı.
Doktor kızdı,
-Onu kim söylemişse düpedüz halt etmiş, dedi.
Ben de o kanıda olduğum için, gözlerim eskisinden çok daha iyi görmeye başladı. Kırkbeş yaşıma kadar gözlük takmadım.
Bundan yedi sekiz ay kadar önce eve gelen bir arkadaşım,
-Neden gözlük kullanmıyorsun? Diye sordu.
-Neden kullanayım?
-İnsan bu yaşa geldi mi gözlüksüz olmaz. Şimdi gözlük kullanmazsan, ileride büsbütün gözlerin bozulur, hiç görmezsin. Arkadaş gitti, benim gözlerimde de bir bulanıklık başladı. Ne uzağı, ne yakını görebiliyorum. Ayrıca bir de gizli özentimi söyleyeyim. Hayatta gizli gizli iki şey istemişimdir. Biri, saçlarımın dökülüp alnımın açılmasını, biri de gözlük takmayı. Bu ikisi, insanı aydın kişi gösterir. Kasap çırağını al, saçı dökülüp alnı açılsın, üniversiteye doçent yap gitsin.
Aziz Nesin ile bu kadar geç tanıştığıma pişman mı olsam yoksa onunla tanıştığıma memnun mu olsam bilemediğim bir durumun, kendimce yorumlamasıdır, sevgilerle...

Sitede çokça görüyorum Aziz Nesin okumaları, alıntıları ve incelemeleri. Hatta kitaplığımda bile vardı. Ama yıllar yılı nedense bir türlü okuyamadım. O kadar değerli yazar ve eser var ki, insan düşündükçe işin içinden çıkamıyor. Cosmos'un akıl almaz çılgınlığı sarıyor bedenimi. Şunu da okuyayım bunu da okuyayım. Bunu kesin okumalıyım diye diye ömür geçiyor. Şunu belirtmeliyim ki ölürsem gözüm her halükarda açık gidecek. Yeryüzünde o kadar öğrenilecek, düşünülecek ve yazılacak şey var ki, bunlara yetişmek imkansız. Gözüm açık gider bu yüzden. Bu yüzden hep bir yanım aceleci ve çocuksu. Yazarken acelem bundan, okurken heyecanım bundan. Bu yüzden hayatın ayrıntılarını atlıyorum. İçim içime sığmıyor bazen ve bazen de doldurmuyor incir çekirdeğini. Ah nereden izledim o "Çingeneler zamanı"nı ve "Bir rüyaya ağıt"ı. Yazlarım ve sonbaharlarım soldu.

Neyse kendimi mi yazıyorum kitabı mı belli değil. Kitaba gelelim.

Kitabı sahaftan almıştım eski bir basım. İçinde on beş tane birbirinden komik hikaye var. Hele o "Çay biiir" öyküsünde gülmekten yarıldım desem yeridir. Nesin'in dili o kadar akıcı ve güzel ki okurken takılmıyorum bile. Su gibi akıp gidiyor vallahi. Hele o kendine özgü kelimeleri yok mu. Şimdiden dilime yuva kurdular.

Öyküler daha çok kendi anılarından derlenmiş gibi geldi bana. Öyle veya değil, çok güzel kurgulanmış ve kaleme alınmış. Nesin'e hayran kaldım. O edebi kaygı gütmeden hayattaki küçük ayrıntıları komik mizacıyla işlemiş.

Daha önce Ferhan Şensoy 'un Kalemimin Sapını Gülle Donattım kitabında bu kadar gülmüştüm. Bu kitap ikinci oldu. Bazen kendimi çocukluğumda buldum. İllaki okuyucuların geçmişinde bir yerlere temas edeceğini düşünüyorum öykülerin. Duyageldiğim Nesin'in toplumsal sorunlara, devlet işleri veya sisteme karşı olan iğneli eleştirileri bu kitapta yoktu sanki. Sıralama olarak hangi sırada yer alıyor bu hikayeler bilmiyorum ama bildiğim, daha doğrusu öğrendiğim şey şu: Nesin'in diğer kitaplarını da aynı keyifle okuyacağım.

En başta dediğim pişmanlık mı yoksa memnuniyet mi sorusuna cevabım: "sanırım geç kalınmış bir memnuniyet" olacaktır. Mutluluğun vakti olmazmış, bakarsın geç gelir, belki de erken. Tanrı misafiri gibi. Geldiği zaman memnun oluyorsak, geç olsa da pişmanlık anlamsız kalır. Yani sözün özü Nesin ile geç tanışmanın verdiği mutluluğu yaşıyorum. Şimdi yeşil çayımı ve sigaramı keyifle içebilirim.

Okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim.

Bu şarkıyı ( https://youtu.be/pinThf1G7fg ) da iliştireyim Nesin'e armağan olarak.

"Bırak olmasın mezar taşımız, bir okul bahçesine gömsünler bizi çocuklar koşsun üzerimizde..." demiş kendisi. Ne güzel bir söz. Hele o şaşalı mezarlar yok mu? Aman Allah! İnsan bu kadar güzel bir vasiyette bulunabilir mi? Hayran kaldım doğrusu. Peşine ise, aklıma Veysel'in vasiyeti geliyor.
https://youtu.be/r1H_Sh6oP4M

Yahu ülkede ne kadar güzel insan var ve biz hala bunların değerini bilemiyoruz. Geç keşfediyoruz. Varsa bir pişmanlığım, bundan mütevellit a dostlar.

Neyse daha fazla duygu seline kapılmadan sözlerime son vereyim. Müjdat Gezen'in sözleri ile yazımı sonluyorum.

"Bahçeye daha önceden 6-7 çukur açtırmıştık. Helikopterin yaklaştığını görünce Aziz abinin naaşını bir çukura koydum ve kepçeciye hemen bütün çukurları aynı anda kapatmasını istedim. Neyse ki helikopter yetişemeden Aziz abinin üzerine biraz toprak atılarak kapatıldı. Sonra da çukurların hepsi aynı anda kapatıldı. Şu an o mezarın yerini benimle birlikte 5-6 kişi biliyor. Ve gerçekten üzerinde çocuklar oynuyor."
İçerisinde birbirinden farklı 15 hikaye geçiyor. Her biri zaman zaman güldürüp, zaman zaman sinirlere dokunacak şekilde kaliteli bir şekilde anlatılmış. Klasik bir Aziz Nesin zekasının ürünü kitap, En çok , bir çay çek, Genel Müdür, Vali, ucuza gitti konularını beğendim. Diğer konularda bir harika tabi ayrım yok.

Kitaplarında toplumun içerisindeki saf duyguları, dolandırıcılık şekillerini, doğruluğu ve olması gerekenleri kendilerinin yaptıkları olarak kabul eden insanlar yer alıyor. Eksiksiz tüm kitaplarını okuma hedefim var. Zaten kitaba başlayınca elden düşürmeden çabucak büyük bir keyifle bitiyor. Herkese iyi okumalar
Aziz Nesin'in küçük öykülerinin olduğu kitabi. Her biri ayrı komedi unsuru barındıran 16 küçük öyküyü keyifle okudum. Tam Aziz Nesin'lik hikaye diye bir kavramın nerden çıktığını Nesin'in öykülerini okuyunca anlıyorsunuz.
Keyifle okuyun

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gözüne Gözlük
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
145
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759038137
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesin Yayınevi
-Nasıl olur, daha bir ay önce diyoptri vardı.
Doktor kızdı,
-Onu kim söylemişse düpedüz halt etmiş, dedi.
Ben de o kanıda olduğum için, gözlerim eskisinden çok daha iyi görmeye başladı. Kırkbeş yaşıma kadar gözlük takmadım.
Bundan yedi sekiz ay kadar önce eve gelen bir arkadaşım,
-Neden gözlük kullanmıyorsun? Diye sordu.
-Neden kullanayım?
-İnsan bu yaşa geldi mi gözlüksüz olmaz. Şimdi gözlük kullanmazsan, ileride büsbütün gözlerin bozulur, hiç görmezsin. Arkadaş gitti, benim gözlerimde de bir bulanıklık başladı. Ne uzağı, ne yakını görebiliyorum. Ayrıca bir de gizli özentimi söyleyeyim. Hayatta gizli gizli iki şey istemişimdir. Biri, saçlarımın dökülüp alnımın açılmasını, biri de gözlük takmayı. Bu ikisi, insanı aydın kişi gösterir. Kasap çırağını al, saçı dökülüp alnı açılsın, üniversiteye doçent yap gitsin.

Kitabı okuyanlar 68 okur

  • Fifot
  • Muhtesim Yiğit
  • Hasan Nadir Rana
  • SADIK PAŞA KURTULUŞ
  • alev
  • Handan Gündoğdu
  • Li-3
  • Özcan
  • arzu
  • HE

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5
14-17 Yaş
%5
18-24 Yaş
%10
25-34 Yaş
%25
35-44 Yaş
%40
45-54 Yaş
%5
55-64 Yaş
%10
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%58.1
Erkek
%41.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.8 (7)
9
%18.2 (4)
8
%36.4 (8)
7
%0
6
%4.5 (1)
5
%4.5 (1)
4
%0
3
%0
2
%4.5 (1)
1
%0